Katarakt

Katarakt

 

Akıllı LensGöz bebeğinin arkasında bulunan göz içi merceğinin saydamlığını kaybetmesine katarakt adı verilir. Katarakt gelişimi en çok yaşlanmanın doğal sonucu olarak karşımıza çıkmakla birlikte ender olarak doğumsal olarak , travmalara ve kullanılan ilaçlara bağlı da gelişebilmektedir.

Uzayan insan hayatı ile birlikte katarakt ameliyatı bügün dünyada en çok uygulanan ameliyattır. Katarakt gelişmeye başladıktan sonra bu süreci geriye döndürecek bir medikal tedavi yoktur. Bu nedenle şikayetler oluşmaya başladıktan sonra yapılması gereken saydamlığını kaybeden merceğin çıkarılarak yerine yapay mercek konulmasıdır.

Dünyada en çok yapılan ameliyat olması ve yapılan araştırmalar sayesinde son yıllarda katarakt operasyonunda gerek ameliyat tekniği gerekse göziçi mercek teknolojisinde önemli gelişmeler kaydedilmiştir.

10 yıl öncesine kadar standart bir ameliyat olarak gerçekleştirilen ve ameliyat sonrası uzak ve yakın gözlük kullanılmasını gerektiren bu operasyon, yaşanan gelişmelerle birlikte gözlüksüz bir hayata imkan tanır hale gelmiştir.

Konunun devamı için tıklayınız: Premium Akıllı Lens Hakkında - Çeşitleri
Katarakt cam gibi saydam olan göz merceğinin (lens), şeffaflığını kaybederek (buzlu cam gibi) bulanık görmeye neden olmasıdır. Göze Perde inmesi olarakda bilinir.

Tanı göz'ün biomikroskopik muayenesi ile konur. Katarakt oluşmaya başladıktan sonra onu önleyecek yada ilerlemesini yavaşlatacak ilaç yada diyet yoktur.

Tek tedavi ameliyattır. Bebeklerdeki katarakt ise göz bebeğinin ortasında beyazlık veya şaşılık ile kendini belli eder.
Kataraktlı hastaların başlıca şikayeti görme netliğinin azalması ve bulanık görmedir. Hastalar daha önce uzakta net olarak görebildikleri cisimleri göremediklerini ve uzakta okuyabildikleri yazıları okuyamadıklarını ifade ederler.

Ayrıca, zamanla giderek her şeyi daha bulanık, dumanlı görmekten şikayet ederler. Yeni başlayan bir kataraktın ameliyat aşamasına gelmesi için geçen süre bazen aylarla, bazen yıllarla ölçülmektedir.

Katarakt gelişen yaşlı bir kişide gözlenen tipik bir belirti de daha önce gazetesini, kitabını okumak için hipermetrop (presbiyop) gözlüğe ihtiyaç duyduğu halde, katarakt geliştiğinde gözlüğe gerek duymadan çıplak gözle yakını görebilmesidir.

Uzak ve/veya yakın için hipermetrop gözlük takan bir hastanın artık gözlüğe ihtiyaç duymadan uzağı ve yakını görebilmesi durumunda hemen katarakt düşünülmelidir. 50-60 yaş üzerinde miyop gözlük takan bir hastanın miyop derecesinin artması da yine akla ilk olarak kataraktı getirmektedir.

Bazı katarakt çeşitlerinde hasta çok ışıklı yerlerde daha az görmekte, loş yerlerde daha rahat görmektedir.
Kataraktın %90’ı 60 yaş üzeri kişilerde görülen senil katarakttır. "Yaşlılık Kataraktı" isminden de anlaşıldığı gibi katarakt oluşumuna neden olan en önemli ve bir numaralı faktör yaşlanmadır.

Bunun dışında bazen katarakt genetik olarak oluşabilmektedir. Bu tür kataraktlar doğuştan gelmektedir.

Göze gelen travmalardan sonra da göz merceği bulunıklaşmakta ve beyazlamaktadır (travmatik katarakt). Ayrıca bazı ilaçlar da katarakta yol açabilmektedir. Katarakta yol açan ilaçlar arasında en bilineni Kortizon'dur.
Doğuştan kataraktlı bebeklerde eğer katarakt, göz bebeğini tümüyle kaplayacak kadar ileri ise hiç zaman geçirmeden hemen ameliyat edilmelidir. Zamanında ameliyat edilseler de görme tembelliği oluşmaktadır. Tek taraflı kataraktlarda daha ağır göz tembelliği görülür.

2-3 yaş altındaki bebek kataraktlarında, göz henüz gelişimini tamamlanmadığından göz içi lens implantasyonu yapılmamaktadır. Bu nedenle, katarakt ameliyatı yapılan bebeklerde 2-3 yaşına kadar eğer tek taraflı ise kontakt lens takarak, çift taraflı ise gözlük takarak görme tembelliği engellenmeye çalışılır.
Katarakt ameliyatı hastanın günlük işlerini yapmada güçlük çekmeye başladığı, gazetesini okuyamamaya, televizyonu net görememeye başladığı dönemde yapılmalıdır. Gözlükle yeterli görmesi olan hastalara ameliyat yapmak gereksizdir. Gözlüğe rağmen bulanık görmeden şikayetçi olan hastalara katarakt göz ameliyatı yapılmalıdır.

Kataraktın başlamasından itibaren yıllar geçen, ameliyattan kaçan bazı hastalarda katarakt çok sertleşmekte, bu da ameliyatı güçleştirmekte, ameliyat süresini ve komplikasyon oranını arttırmaktadır. Ayrıca, katarakt ameliyatı'nı çok ertelemiş küçük bir hasta grubunda katarakta bağlı göz içi basınç (göz tansiyonu) yükselmesi sonucu görmenin tümüyle kaybı da olabilmektedir.
Katarakt göz içindeki merceğin saydamlığını kaybederek opak bir görünüm almasıdır. En sık yaşlılığa bağlı olarak görülen kataraktın bilinen tek tedavisi cerrahidir. Katarakt ameliyatları 20 yıla yakın bir süredir fakoemulsifikasyon adı verilen ve yüksek ultrasonik dalgaların kullanıldığı bir teknikle gerçekleştirilmektedir.

Ortalama süresi 20-30 dakika olan ve damla anestezi ile gerçekleştirilen bu ameliyatta mevcut özelliğini yitirmiş lens çıkarılarak yerine yeni göz içi mercek implantasyonu yapılır. Fako ameliyatının bir çok aşaması vardır. Ameliyatın başarısı ameliyathane ortamının güvenilirliğine , kullanılan malzemenin kalitesine ve tabiî ki cerrahın tecrübesine bağlı olarak değişebilmektedir.

Femtosaniye laser; insan eli değmeden, bilgisayar kontrollü olarak gerçekleştirilmektedir.

Femtosaniye fako operasyonu ile yapay göz içi merceğinin yerleştiği yuva düzgün bir şekilde hazırlanabilmektedir.

Femtosaniye laser ile fako tekniği;
 
  • Göz damla anestezi ile uyuşturulur.
  • Femtosaniye laser cihazında gerekli ayarlamalar yapıldıktan sonra fako ile katarakt cerrahisi'nin önemli aşamaları olan korneal kesi, lens ön kapsülünde açıklık oluşturma (kapsüloreksis) ve lensin parçalara ayırılması işlemleri tamamen kişiye özel ve güvenli bir şekilde gerçekleştirilir.
  • Sonrasında hasta başka bir ameliyat odasına alınarak Fakoemülsifikasyon ile lens artıklarının gözden temizlenmesi ve yapay göz içi mercek yerleştirilmesi işlemleri tamamlanır.


Yaklaşık 20 dakikalık bir süreçte gerçekleştirilen bu işlemler sonrasında hastalarımız evlerine gidebilirler.
Günümüzde rutin uygulanan katarakt cerrahisi tekniğinin adı Fakoemülsifikasyon ( FAKO )’dur.

Bu teknikte bulanıklaşmış mercek ultrasonik titreşimlerle (halk arasında laser diye bilinmektedir) küçük parçalara ayrılarak aynı anda emilmektedir.

Daha sonra merceğin çevresindeki zarın içine göz içi lensi yerleştirilmektedir.

Fakoemülsifikasyon tekniğinde göze 2-3 mm gibi küçük bir kesiden girilerek ameliyat yapılmakta ve dikiş konulmamaktadır.

Bu nedenle iyileşme süresi kısalmakta ve hasta ameliyattan hemen sonra net bir görmeye ulaşmaktadır.

Bu teknikle yapılan katarakt ameliyatı ortalama 15-20 dakika sürmekte, katarakt'ın yeni veya eski (sertleşmiş) olmasına bağlı olarak da bu süre biraz daha kısa veya uzun olabilmektedir.

Katarakt ameliyatı bebekler, çocuklar ve bazı istisnalar hariç lokal anestezi ile yapılır.

Lokal anestezi ise enjeksiyon veya damla anestezi'si şeklinde yapılabilir.
Ameliyatın hatasız ve mükemmel yapılması kadar göz içine yerleştirilecek merceğin kalitesi de çok önemlidir.

Bütün dünyanın tanıdığı ve güvendiği FDA onaylı Monofokal (tek odaklı), Multifokal (çok odaklı) ve Torik (astigmata özel) göz içi lens'leri hastanın özelliklerine ve ihtiyaçlarına göre tercih edilebilir.

Bu lenslerin kullanımı ameliyatın güvenilirliğini ve ameliyat sonrası görme kalitesini arttırmaktadır.
Ameliyat'tan sonra ilk günden itibaren bazı kısıtlamalar dışında hasta normal yaşantısına devam edebilir.

İlk günden itibaren televizyon izleyebilir, okuyabilir, otomobil kullanabilir, hasta sadece enfeksiyon riskine karşı göz'ünü kollamalı, korumalıdır.
Verion sistemi çok yeni bir ölçüm ve hasaplama yöntemi olup hastalar katarakt ameliyatı öncesi göz ölçümleri bu sistemle yapılır. Bu sistem içinde çeşitli cihazlar vardır. Önce hastanın biyometri cihazı ile göz ölçümleri yapılarak ameliyatta göze konacak merceğin gücü ve varsa astigmatik derecesi tespit edilir.

Daha sonra Verion cihazına bu bilgiler yüklenir. Bu cihazla hastanın göz yapısı ve çok sayıda fotoğrafları birkaç saniye içinde çekilerek göz yapısı hafızaya alınır. Daha sonra bu bilgiler ameliyatta kullanılacağımız Femto laser cihazına ve ameliyat mikroskobuna yüklenir. Genelde hastaların yatar pozisyonda gözleri ekseni etrafında hafif döner bu da astigmat açısını değiştirir.

Bu sistem sayesinde hasta yatar pozisyonda olsa bile cihaz eski halini belleğinde taşıdığı için gerçek göz pozisyonunu hem laser cihazında ekrana hem de ameliyat mikroskobunda doktorun gözüne yansıtır. Lens ameliyat sırasında göze konurken yanlış açıda konulmasın engeller. Bu sistem, tüm dünyada ve Türkiye’de uygulanan çok yeni bir yöntemdir. Uygulamasının basit olması, hastaya ilave bir zorluk çıkarmaması özellikle ameliyat sonucunun daha doğru ve mükemmel olmasını sağlaması bu sistemin en büyük avantajıdır.

Göz sağlığı hakkında her türlü konuda hastanemize ulaşabilir göz sorunlarınız ile ilgili ayrıntılı bilgi alabilir tedavi için süreç bilgisi öğrenebilirsiniz.

Randevu almak için Bize Ulaşınız.

İletişim Bilgilerimiz
İletişim info@ozvakfi.com.tr
Bize Ulaşın Detaylı Ulaşım Bilgileri
Anlaşmalı Kurumlar Avantajlar & Faydalar