İçeriğe geç

Göz Kanlanması Neden Olur ve Nasıl Geçer?

Göz kanlanması, gözün beyaz kısmındaki ince kılcal damarların genişlemesi ya da çatlaması sonucu gözün kırmızı görünmesi durumudur. Halk arasında göz kızarması olarak da bilinmektedir. Çoğu zaman zararsız bir nedene bağlıdır ve kendiliğinden geçer. Ancak bazı durumlarda altta yatan bir hastalığın işareti olabilmekte bu nedenle tedavi gerekebilmektedir.

Bu yazıda göz kanlanmasının;

  • nedenlerini,
  • çocuk ve bebeklerdeki durumunu,
  • ne kadar sürede geçtiğini ve
  • tedavisinin nasıl yapıldığı ile ilgili detayları sizler için anlattık.

Göz kanlanması nedir?

Gözün beyaz kısmında, normal koşullarda fark edilmeyen çok ince ve hassas kan damarları bulunur. Bu damarlar çeşitli nedenlerle genişlediğinde ya da çatladığında göz kırmızı bir görünüm alır. Genişleyen damarların kanla dolması ya da çatlayan bir damardan dokuya sızan kan, gözün bir bölümünün veya tamamının kanlanmasına yol açar.

Göz kanlanması çoğu zaman ağrısızdır ve görmeyi etkilemez. Kendiliğinden geçebileceği gibi, altta yatan nedene bağlı olarak tıbbi tedavi de gerektirebilir. Birkaç gün içinde geçmeyen, tekrarlayan ya da ağrı, görme değişikliği gibi bulguların eşlik ettiği kanlanmalarda mutlaka bir göz hekimine başvurulmalıdır.

Göz kanlanması neden olur?

Göz kanlanmasının nedenlerini bilmek, günlük yaşamda alınacak küçük önlemlerle bu sorunun önüne geçmeye yardımcı olur. Yaşam tarzı, bu konudaki en belirleyici etkenlerden biridir.

  • Aşırı alkol ve sigara kullanımı (damarları genişletir)
  • Uyku düzensizliği ve uzun süre ekran başında kalmaya bağlı göz yorgunluğu
  • Göz makyajı, çevresel etkenler ve kişisel yatkınlık
  • Kan sulandırıcı ilaç kullanımı, diyabet ve bazı yaşa bağlı hastalıklar
  • Güçlü öksürme, hapşırma ya da ıkınma sonucu göz içi basıncının ani artması
  • Kontakt lens kullanımı, gözü sert biçimde kaşımak veya ovuşturmak
  • Göz kuruluğu ve alerjik tepkiler
  • Çalışma ortamının aşırı loş ya da aşırı parlak aydınlatılması
  • Uzun süre güneş ışınlarına korunmasız maruz kalmak

Bunların yanında, göz yüzeyini kaplayan zarın iltihaplanması olan göz nezlesi (konjonktivit) de sık rastlanan bir nedendir. Konjonktivit alerjik olabileceği gibi viral veya bakteriyel bir enfeksiyona da bağlı olabilir. Ayrıca göz kuruluğu ve göz alerjisi, kanlanmanın en yaygın altta yatan sebepleri arasındadır.

Kanlanma tek gözde de iki gözde de olabilir. Enfeksiyona bağlı durumlarda, hastalığın diğer göze geçmemesi için etkilenen göze el sürülmemeli; sürüldüyse o elle diğer göze dokunulmamalı ve eller hemen yıkanmalıdır.

Çocuklarda göz kanlanması

Çocuklar oldukça hareketli oldukları ve her yüzeye temas ettikleri için, çocuklarda göz kanlanması sıklıkla bakteri ya da virüs kaynaklıdır. Özellikle ev dışında vakit geçiren ve toplu taşıma kullanan çocuklarda el temizliği büyük önem taşır. Çocuk ellerini düzenli yıkamazsa, tabloya yol açan etken diğer aile bireylerine de bulaşabilir.

Alerjik bünyeli çocuklar, artan polen ya da toz nedeniyle bahar aylarında daha sık göz kanlanması yaşayabilir. Bu çocuklarda alerjinin nedeni belirlenip önlem alınmalıdır. Alerjik konjonktiviti olan çocuklar gözlerini kaşıma eğiliminde olduğu için dikkatli olunmalıdır; çünkü gözü sürekli kaşımak ve ovuşturmak, korneanın öne doğru koni biçiminde sivrilmesiyle giden keratokonus hastalığını tetikleyen önemli bir etkendir.

Bebeklerde göz kanlanması

Kendini ve çevresini keşfetme dönemindeki bebekler, ellerine aldıkları nesnelerden sonra ellerini gözlerine götürür. Bu temas gözde kanlanmaya yol açabilir; bu nedenle yenidoğanlarda ve bebeklerde göz kanlanmasına sık rastlanır. Çoğu olguda tabloya herhangi bir tedavi gerekmeden kendiliğinden geriler, ancak bazı durumlarda hekim değerlendirmesi gereklidir.

Bahar mevsiminde ortaya çıkan polenlere bağlı alerjik durumlar bebeklerde kanlanmanın nedenlerinden biridir; bebekleri tozlu, rüzgârlı ve polenli ortamlardan uzak tutmak koruyucudur. Viral ya da bakteriyel enfeksiyonlar da neden olabilir. Ayrıca doğuştan gözyaşı kanalı tıkanıklığı yoğun çapaklanma, akıntı ve kızarıklığa yol açar. Uyku düzensizliği de bebeklerin gözlerinde kanlanma yapabilir.

Göz kanlanması kaç günde geçer?

Ciddi bir hastalığa bağlı olmayan, alerjik ya da hafif enfeksiyonlara bağlı göz kanlanması genellikle birkaç gün içinde kendiliğinden geriler. Altta yatan bir hastalık varsa bu süre bir ila iki haftaya kadar uzayabilir. Damar çatlamasına bağlı kanlanmalarda, dokudaki kanın emilmesi zaman aldığı için kızarıklık birkaç hafta sürebilir; bu genellikle zararsızdır.

Birkaç gün içinde geçmeyen, giderek artan ya da tekrarlayan kanlanmalarda mutlaka göz hekimine danışılmalıdır. Kanlanmaya ağrı, görme azalması, ışığa aşırı hassasiyet ya da bulantı eşlik ediyorsa, bu daha ciddi bir durumun işareti olabilir ve vakit kaybedilmemelidir.

Göz kanlanmasına ne iyi gelir?

Göz kanlanmasının tekrarlamaması için günlük yaşamda dikkat edilebilecek bazı noktalar vardır:

  • Gözü yoran aydınlatmaları düzeltmek, bu ortamlarda uzun süre kalmamak
  • Kontakt lensleri talimatlara uygun kullanmak, hijyene özen göstermek
  • Kanlanma döneminde göz makyajı yapmamak, malzemeleri özenle seçmek
  • Göz makyajını yatmadan önce mutlaka temizlemek
  • Havlu ve yastık kılıflarını sık değiştirmek
  • Alerji varsa polen döneminde gözlük kullanmak, eve gelince duş almak
  • Sigara dumanından ve tozdan uzak durmak
  • Güneşli havalarda güneş gözlüğü ya da geniş siperlikli şapka kullanmak

Göze kimyasal bir sıvı ya da gaz kaçtıysa, göz vakit kaybetmeden bol suyla yıkanmalı ve hemen hekime başvurulmalıdır. Halk arasında yaygın olan gözü çayla silmek ya da üzerine patates koymak gibi uygulamalar tahrişe yol açarak tabloyu ağırlaştırabilir; bunlardan kaçınılmalıdır.

Göz kanlanması tedavisi

Tedavi tamamen altta yatan nedene göre belirlenir; kanlanma çoğu zaman bir hastalık değil, bir bulgudur. Neden ortadan kalktığında kanlanma da geriler.

  • Kanlanmaya yol açan farklı bir hastalık varsa, o hastalığın tedavisiyle kanlanma da düzelir
  • Enfeksiyon varsa antibiyotikli damla ya da krem; alerjik tepkide antialerjik tedavi uygulanır
  • Ağrı eşlik ediyorsa hekimin uygun gördüğü damlalar kullanılabilir
  • Göze yabancı cisim kaçtıysa çıkarılması gerekir; bu işlem hekime bırakılmalıdır
  • Göz tansiyonu söz konusuysa basıncın düşürülmesi önceliklidir
  • Güneş ışınlarına bağlı yüzey yanıklarında uygun tedavi ile göz bir süre korunur
  • Göz kuruluğu varsa yapay gözyaşı damlaları önerilir

Göz tansiyonuna bağlı kanlanma özellikle önemlidir; çünkü göz tansiyonu tedavi edilmediğinde kalıcı görme kaybına yol açabilir. Bu konuda göz tansiyonu (glokom) içeriğimize bakabilirsiniz.

Damar çatlaması (subkonjonktival kanama) nedir?

Göz kanlanmasının özel bir biçimi, gözün beyaz kısmındaki ince bir damarın çatlaması sonucu oluşan kanamadır. Bu durumda kan, gözün şeffaf dış zarının altında birikir ve gözde canlı kırmızı, keskin sınırlı bir leke oluşturur. Görünümü ürkütücü olsa da bu tablo çoğunlukla zararsızdır.

Damar çatlaması genellikle ağrısızdır, görmeyi etkilemez ve akıntıya yol açmaz. Güçlü öksürme, hapşırma, ıkınma, ağır kaldırma, kusma ya da gözü sert ovuşturma gibi ani basınç artışlarıyla ortaya çıkabilir. Kan sulandırıcı ilaç kullanımı, yüksek tansiyon ve bazı kanama bozuklukları bu duruma yatkınlık yaratır.

Biriken kanın vücut tarafından emilmesi zaman aldığı için kızarıklık genellikle bir ila üç hafta içinde kademeli olarak açılarak geçer; bu sürede renk sararabilir. Özel bir tedavi gerekmez. Ancak damar çatlaması sık tekrarlıyorsa, altta yatan tansiyon yüksekliği ya da pıhtılaşmayla ilgili bir sorun olup olmadığının araştırılması gerekir.

Göz kanlanmasında tanı nasıl konur?

Göz kanlanmasının nedeni, hekimin yapacağı göz muayenesiyle belirlenir. Muayenede kızarıklığın dağılımı önemli bir ipucudur: yaygın ve göz kapağının iç yüzeyini de kapsayan kızarıklık genellikle konjonktivite işaret ederken, keskin sınırlı ve tek bir alanda toplanan kırmızılık damar çatlamasını düşündürür. Gözün renkli kısmı çevresinde yoğunlaşan kızarıklık ise daha derin bir sorunun bulgusu olabilir.

Hekim ayrıca akıntının niteliğini, ağrı olup olmadığını, görme keskinliğini ve gerektiğinde göz içi basıncını değerlendirir. Kullanılan ilaçlar, kontakt lens alışkanlığı, travma öyküsü ve eşlik eden hastalıklar sorgulanır. Bu değerlendirme, kanlanmanın basit bir tahrişe mi yoksa tedavi gerektiren bir hastalığa mı bağlı olduğunu ortaya koyar.

Göz kanlanmasında hangi belirtiler acil değerlendirme gerektirir?

Göz kanlanmasının çoğu zararsız olmakla birlikte, bazı bulguların eşlik etmesi gecikmeden hekime başvurulmasını gerektirir:

  • Kanlanmaya şiddetli göz ya da baş ağrısı eşlik ediyorsa
  • Görmede azalma, bulanıklık ya da ani değişiklik varsa
  • Işıklar etrafında hale görülüyorsa
  • Bulantı ve kusma tabloya eşlik ediyorsa
  • Göze darbe aldıysanız ya da kimyasal madde sıçradıysa
  • Kanlanma birkaç gün içinde gerilemiyor, aksine artıyorsa
  • Damar çatlaması sık aralıklarla tekrarlıyorsa

Bu bulgular; göz tansiyonu krizi, göz içi iltihabı, kornea yaralanması ya da sistemik bir sorunun işareti olabilir. Erken değerlendirme, kalıcı görme kaybının önlenmesi açısından belirleyicidir.

Göz kanlanmasında yaşam tarzının rolü

Göz kanlanmasının tekrarlamasında yaşam alışkanlıkları belirleyici rol oynar. Uyku süresinin kısalması, gözün dinlenme fırsatı bulamamasına ve damarların genişlemesine yol açar. Uzun ekran süreleri hem göz yorgunluğu hem de göz kuruluğu üzerinden kızarıklığı besler.

Sigara dumanı ve alkol tüketimi damarları doğrudan etkileyerek kanlanmayı artırır. Aynı şekilde tozlu, dumanlı ve klimalı ortamlarda uzun süre kalmak göz yüzeyini tahriş eder. Bu etkenlerin çoğu kontrol edilebilir; alışkanlıklarda yapılacak küçük düzenlemeler şikâyetlerin sıklığını belirgin biçimde azaltır.

Göz makyajı da göz ardı edilen bir etkendir. Süresi geçmiş ürünler, ortak kullanılan malzemeler ve gece temizlenmeden bırakılan makyaj, hem tahrişe hem de enfeksiyona zemin hazırlar. Makyajın uygun ürünlerle ve düzenli olarak temizlenmesi, kanlanmayı önlemede etkili bir alışkanlıktır.

Göz kanlanması ve kontakt lens kullanımı

Kontakt lens kullananlarda göz kanlanması sık karşılaşılan bir durumdur. Lens, korneanın oksijen alımını sınırladığı için uzun süreli ve yanlış kullanımda gözde kızarıklık ortaya çıkar. Lensle uyumak, önerilen kullanım süresini aşmak, temizlik solüsyonunu düzenli değiştirmemek ve lensi kirli elle takmak riski belirgin biçimde artırır. Doğru kullanım kuralları için kontakt lens kullanımı içeriğimize bakabilirsiniz.

Lens kullanırken başlayan kızarıklığa ağrı, bulanık görme ya da ışığa duyarlılık eşlik ediyorsa, bu korneayla ilgili ciddi bir sorunun işareti olabilir. Böyle bir durumda lens hemen çıkarılmalı ve gecikmeden hekime başvurulmalıdır. Şikâyetler geçene kadar gözlük kullanmak en doğru yaklaşımdır.

Sık Sorulan Sorular

Göz kanlanması tehlikeli midir?

Göz kanlanmasının çoğu zararsızdır ve kendiliğinden geriler. Ancak kanlanmaya ağrı, görme azalması, ışığa aşırı duyarlılık ya da bulantı eşlik ediyorsa, altta göz tansiyonu veya göz içi iltihabı gibi ciddi bir durum olabilir. Birkaç gün içinde geçmeyen ya da tekrarlayan kanlanmalarda hekime başvurulmalıdır.

Tek gözde kanlanma neden olur?

Tek gözde kanlanma; damar çatlaması, o göze özgü tahriş, yabancı cisim, lens kullanımı ya da tek taraflı başlayan bir enfeksiyon nedeniyle olabilir. Enfeksiyona bağlı durumlarda tablo birkaç gün içinde diğer göze de geçebilir. Bu nedenle etkilenen göze dokunulmamalı ve el hijyenine dikkat edilmelidir.

Göz kanlanmasında damla kullanılır mı?

Damla kullanımı nedene bağlıdır. Göz kuruluğunda yapay gözyaşı, alerjide antialerjik, bakteriyel enfeksiyonda antibiyotikli damlalar uygun olabilir. Ancak hangi damlanın gerektiğine hekim karar vermelidir; kızarıklığı geçirdiği düşünülen damlaların bilinçsiz kullanımı, altta yatan sorunu maskeleyerek tanıyı geciktirebilir.

Göz kanlanması bulaşıcı mıdır?

Kanlanmanın kendisi bir bulgudur, bulaşıcı değildir; ancak nedeni bulaşıcı olabilir. Viral ya da bakteriyel konjonktivite bağlı kanlanma, temas yoluyla başkalarına geçebilir. Alerjiye, göz kuruluğuna veya damar çatlamasına bağlı kanlanmalar ise bulaşıcı değildir.

Göz kanlanmasını önlemek için ne yapılabilir?

Uyku düzenine dikkat etmek, ekran sürelerini sınırlayıp gözü dinlendirmek, sigara dumanı ve tozdan uzak durmak, güneş gözlüğü kullanmak ve kontakt lens hijyenine özen göstermek en etkili önlemlerdir. Ayrıca gözü ovuşturmaktan kaçınmak hem kanlanmayı hem de korneayla ilgili sorunları önlemede önemlidir.

Göz kanlanması yüksek tansiyonla ilgili midir?

Yüksek tansiyon, gözdeki ince damarların çatlamasına yatkınlık yaratabilir; bu nedenle sık tekrarlayan damar çatlamalarında tansiyon kontrolü önerilir. Ancak tek başına göz kanlanması yüksek tansiyonun kesin göstergesi değildir. Tekrarlayan olgularda hem tansiyonun hem de pıhtılaşmayla ilgili değerlerin değerlendirilmesi uygun olur.

Göz kanlanmasında buz veya sıcak uygulama yapılır mı?

Damar çatlamasına bağlı kanlanmada ilk gün soğuk uygulama şişliği azaltmaya yardımcı olabilir; sonrasında ılık kompres emilimi destekleyebilir. Ancak uygulamalar hafif olmalı, göze bası yapılmamalıdır. Enfeksiyon ya da tahrişe bağlı kanlanmalarda ise doğru yaklaşım nedene yönelik tedavidir; kompres tek başına çözüm değildir.

Bebekte göz kanlanması ne zaman ciddiye alınmalı?

Bebeklerde göz kanlanmasının çoğu, temas ya da hafif tahrişe bağlıdır ve kendiliğinden geriler. Ancak kızarıklığa yoğun çapaklanma, göz kapağında şişlik, sürekli sulanma ya da bebeğin ışıktan belirgin rahatsızlık duyması eşlik ediyorsa hekime başvurulmalıdır. Doğumsal gözyaşı kanalı tıkanıklığı ve enfeksiyonlar bu dönemde en sık değerlendirilmesi gereken nedenlerdir.

Göz kanlanmasında hangi damlalardan kaçınılmalı?

Kızarıklığı hızlıca gidermek için kullanılan, damarları büzen içerikli damlaların bilinçsiz ve uzun süreli kullanımı sakıncalıdır. Bu ürünler kızarıklığı geçici olarak azaltsa da, bırakıldığında kızarıklığın daha da artmasına yol açabilir ve altta yatan sorunu maskeler. Damla kullanımı hekim önerisiyle olmalıdır.

Göz kanlanması ne kadar sürede geçerse normal sayılır?

Tahriş, yorgunluk ya da hafif alerjiye bağlı kanlanmalar genellikle birkaç gün içinde geriler. Damar çatlamasına bağlı kanlanmada ise biriken kanın emilmesi zaman aldığı için kızarıklık bir ila üç hafta sürebilir; bu normaldir ve tedavi gerektirmez. Bunun dışında birkaç gün içinde azalmayan, artan ya da yeni bulguların eklendiği kanlanmalarda hekime başvurulmalıdır.

Ekran kullanımı göz kanlanması yapar mı?

Evet. Uzun ekran süresi göz kırpmayı azaltarak göz kuruluğuna yol açar; kuruyan ve tahriş olan göz yüzeyinde damarlar genişler ve kızarıklık ortaya çıkar. Buna yetersiz uyku ve uygun olmayan aydınlatma eklendiğinde şikâyet belirginleşir. Düzenli molalar vermek ve ortam aydınlatmasını düzenlemek bu tür kanlanmayı azaltır.

Göz Vakfı Yayın Kurulu tarafından hazırlanmıştır.

Sayfa içeriği sadece bilgilendirme amaçlıdır, tanı ve tedavi için mutlaka hekiminize başvurunuz.

Son Güncelleme Tarihi: