Glokom (göz tansiyonu), göz içi basıncının ve diğer etkenlerin görme sinirine zarar vermesiyle ortaya çıkan, tedaviyle kontrol altına alınabilen bir göz hastalığıdır. Glokom tedavisinin amacı mevcut görmeyi korumak ve hastalığın ilerlemesini durdurmaktır; oluşmuş görme kaybı geri döndürülemediğinden erken tanı ve düzenli takip büyük önem taşır. Hakemli çalışmalara göre glokom, dünya genelinde geri dönüşü olmayan körlüğün önde gelen nedenidir; 2020’de yaklaşık 76 milyon kişiyi etkilediği ve bu sayının 2040’ta yaklaşık 112 milyona ulaşabileceği öngörülmektedir.
Göz Vakfı Hastaneleri’nde glokom; ilaç, lazer ve cerrahi yöntemler arasından hastaya uygun olanı seçilerek yönetilir.
Glokom türleri
Glokom tek bir hastalık değil, göz içi basıncı ve görme sinirinin etkilenmesiyle seyreden bir hastalık grubudur; tedavi yaklaşımı türe göre değişir.
- Açık açılı glokom: En sık görülen tiptir; sinsi ilerler ve genellikle erken evrede belirti vermez.
- Kapalı açılı glokom: Göz içi sıvısının dışa akış açısının daralması ya da kapanmasıyla gelişir; ani başlayan şiddetli göz ağrısı, kızarıklık ve bulanık görmeyle seyreden akut krize yol açabilir.
- Normal basınçlı glokom: Göz içi basıncı normal sınırlarda olduğu hâlde görme sinirinde hasar geliştiği tiptir.
- Doğumsal (konjenital) glokom: Bebeklerde görülen, erken tanı gerektiren nadir bir tiptir.
- İkincil (sekonder) glokom: Göz içi iltihabı, travma, ileri katarakt veya uzun süreli kortizon kullanımı gibi nedenlere bağlı olarak gelişir.
Glokom (göz tansiyonu) nasıl teşhis edilir?
Glokom çoğunlukla erken evrede belirti vermediğinden tanı genellikle rutin göz muayenesi sırasında konur; göz içi basıncı ölçümü ve görme sinirinin değerlendirilmesi tanının temelini oluşturur. Hekim, muayene sırasında göz içi basıncını ölçer ve görme sinirini inceler; şüpheli durumlarda pakimetri (kornea kalınlığı ölçümü), görme alanı testi ve OCT veya HRT gibi sinir lifi analizleri istenebilir. Sağlıklı gözlerde göz içi basıncı genellikle 9–20 mmHg arasındadır; ancak tanı yalnızca basınç değerine değil, görme siniri ve görme alanı bulgularına da dayanır.
Göz içi basıncı günümüzde kişisel bir değer olarak kabul edilir; basıncı düşük olduğu hâlde görme sinirinde hasar gelişen hastalar bulunduğu gibi, basıncı yüksek olup hiçbir hasar gelişmeyen kişiler de vardır. Bu nedenle tanı ve tedavi sınırı kişiye ve risk faktörlerine göre belirlenir.
Glokom (göz tansiyonu) nasıl tedavi edilir?
Glokom tedavisinin amacı göz içi basıncını düşürerek görme sinirindeki hasarın ilerlemesini durdurmaktır; tedavi genellikle ilaçla başlar, yeterli olmadığında lazer ve cerrahi yöntemlerle sürdürülür. Tedavi mevcut görmeyi korur, kaybolan görmeyi geri getirmez. Hangi yöntemin uygulanacağı; glokomun tipine, evresine, hastanın yaşına ve tedaviye uyumuna göre değişir.
İlaç (damla) tedavisi
Glokom tedavisinde ilk basamak genellikle göz içi basıncını düşüren damlalardır. Bu damlaların her gün, hekimin belirttiği saatlerde düzenli kullanılması tedavinin başarısı için önemlidir. Birden fazla damla kullanılması gerekiyorsa iki damla arasında en az beş dakika beklenmelidir. İlaca bağlı yanma veya kızarıklık gibi şikâyetler olduğunda ilaç kendi başına kesilmemeli, hekime danışılmalıdır.
Lazer tedavisi
İlaç tedavisi yeterli olmadığında ya da desteklenmesi gerektiğinde lazer yöntemleri uygulanabilir. Açık açılı glokomda sık kullanılan yöntemlerden biri selektif lazer trabeküloplastidir (SLT); göz içi sıvısının dışa akışını artırarak basıncı düşürmeyi amaçlar. SLT genellikle kısa süren, ayaktan uygulanabilen bir işlemdir ve çoğu hastada iyi tolere edilir; uygun hastalarda göz içi basıncını yaklaşık %20–30 oranında düşürebilir. Etkisi zamanla azalabildiğinden gerektiğinde tekrarlanabilir. Kapalı açılı glokomda ise lazer iridotomi gibi farklı yöntemler tercih edilebilir.
Cerrahi tedavi
İlaç ve lazer tedavisinin yeterli olmadığı veya hasarın ilerlediği durumlarda cerrahi yöntemler gündeme gelir. Cerrahinin amacı, göz içi sıvısına yeni bir dışa akış yolu oluşturarak basıncı düşürmektir. Bu amaçla trabekülektomi, tüp (şant/valf) implantasyonu ve minimal invaziv glokom cerrahisi (MİGS) gibi yöntemler kullanılabilir. Uygun yöntem; glokomun tipine, evresine ve hastanın genel durumuna göre belirlenir.
Glokom tedavisinde takip ve dikkat edilmesi gerekenler
Glokom çoğu durumda ömür boyu takip gerektiren kronik bir hastalıktır; tedavinin başarısı düzenli kontrollere ve ilaçların doğru kullanımına bağlıdır. Tedavi sürecinde dikkat edilmesi önerilenler şunlardır:
- Damlalar her gün düzenli ve aynı saatlerde kullanılmalıdır.
- Kontrol muayenelerine hekimin belirttiği aralıklarla gidilmelidir.
- Hipertansiyon, diyabet, astım gibi sistemik hastalıklar takip edilmelidir.
- Kullanılan diğer ilaçlar göz içi basıncını etkileyebileceğinden göz hekimine bildirilmelidir.
- Diğer hekimlere başvururken glokom tanısı ve kullanılan damlalar belirtilmelidir.
- Düzenli egzersiz, yeterli uyku ve sigara kullanmama gibi genel sağlık kurallarına uyulması önerilir.
Düzenli göz muayenesi ve risk grupları
Glokom erken evrede belirti vermediği için düzenli göz muayenesi, hastalığın erken yakalanmasında en önemli adımdır. Ailesinde glokom öyküsü bulunanlar, 40 yaş üstü kişiler, hipertansiyon ve diyabet hastaları, miyopu olanlar, sigara kullananlar ve uzun süreli kortizon tedavisi görenler glokom açısından daha dikkatli olmalı ve yılda en az bir kez göz muayenesinden geçmelidir.
Göz Vakfı Hastaneleri’nde glokom tedavisi
Göz Vakfı Hastaneleri, 1984’ten bu yana göz sağlığı alanında hizmet veren bir vakıf kuruluşudur ve glokom tanı ile tedavisini İstanbul’da (Bayrampaşa Göz Hastanesi, Beria Turaç İdealtepe Göz Merkezi) ve Bursa’da (Nilüfer Göz Merkezi) sunmaktadır. Merkezlerimizde akademik göz hastalıkları uzmanlarından oluşan bir kadro görev yapmaktadır. Glokom yönetiminde yaklaşımımız; düzenli takip, hastaya uygun tedavi basamağının seçimi ve görmenin korunması esasına dayanır.
Glokom tanı ve tedavisi, Göz Vakfı Hastaneleri’nin göz hastalıkları uzmanlarından oluşan akademik kadrosu tarafından yürütülür. Merkezlerimizde görev yapan hekimlerimizi Hekimlerimiz sayfasından inceleyebilirsiniz.
Sık Sorulan Sorular
Glokom tamamen ortadan kaldırılamasa da kontrol altına alınabilen bir hastalıktır; düzenli tedaviyle ilerlemesi durdurulabilir, ancak oluşmuş görme kaybı geri getirilemez.
Glokom çoğunlukla ömür boyu takip gerektiren kronik bir hastalıktır; damla tedavisinin süresi ve düzeni hekimin değerlendirmesine göre belirlenir.
Hayır; yüksek göz içi basıncı önemli bir risk faktörüdür ancak tek başına glokom tanısı koydurmaz. Bazı kişilerde basınç normal olduğu hâlde glokom gelişebilir.
SLT genellikle açık açılı glokomda, ilaç tedavisinin yetersiz kaldığı veya desteklenmesi gereken durumlarda uygulanır; uygunluk göz muayenesiyle belirlenir.
Ailede glokom öyküsü önemli bir risk faktörüdür; bu nedenle yakınlarında glokom bulunan kişilere düzenli göz muayenesi önerilir.
Randevu ve bilgi
Glokom (göz tansiyonu) tanı ve tedavisi hakkında bilgi almak ve göz muayenesi için Göz Vakfı Hastaneleri merkezlerine başvurabilirsiniz.