İçeriğe geç

Retina Hastalıkları

Retina hastalıkları, gözün arkasındaki ışığa duyarlı sinir tabakasını (retina) etkileyen ve görmeyi tehdit edebilen çeşitli durumları kapsar; tedavinin amacı görmeyi korumak ve hastalığın ilerlemesini durdurmaktır. Bu hastalıkların çoğunda erken tanı, tedavi başarısını belirleyen en önemli etkendir; çünkü retinadaki bazı hasarlar ilerledikten sonra geri döndürülemez. Hakemli çalışmalara göre diyabetik retinopati, çalışma çağındaki yetişkinlerde görme kaybının önde gelen nedenidir ve diyabet hastalarının yaklaşık üçte birinde retinada tutulum görülür. Göz Vakfı Hastaneleri’nde retina hastalıkları; ilaç (göz içi enjeksiyon), lazer ve cerrahi yöntemlerle, hastanın durumuna göre tedavi edilir.

Retinada tedavi edilen başlıca hastalıklar

Retina birimi, görme merkezini (makula) ve retina dokusunu etkileyen pek çok hastalığın tanı ve tedavisini kapsar. Başlıca retina hastalıkları şunlardır:

  • Yaşa bağlı sarı nokta hastalığı (makula dejenerasyonu): İleri yaşta görme merkezini etkileyerek merkezi görmede bozulmaya yol açabilir.
  • Diyabetik retinopati: Şeker hastalığına bağlı olarak retina damarlarında gelişen, görmeyi tehdit eden hasardır.
  • Retina damar tıkanıklıkları: Retinadaki toplardamar veya atardamarların tıkanmasıyla görme etkilenebilir.
  • Retina yırtığı ve retina dekolmanı: Retinanın yırtılması veya yerinden ayrılmasıdır; ani belirtiler verir ve hızlı değerlendirme gerektirir.
  • Makula deliği ve makula ödemi: Görme merkezinde yapısal bozulma veya sıvı birikimiyle görme azalabilir.
  • Prematüre retinopatisi (ROP): Erken doğan bebeklerde görülen, körlüğe yol açabilen ancak erken tedaviyle önlenebilen bir durumdur.

Retina hastalıkları nasıl teşhis edilir?

Retina muayenesinde önce görme derecesi ölçülür ve gözün ön bölümü değerlendirilir; ardından göz bebeğini genişleten damlalar damlatılır. Göz bebeğinin genişleme süresi kişiden kişiye ve hastalığa göre değiştiğinden, muayene öncesinde bu sürenin beklenmesi gerekir. Genişleme sağlandıktan sonra göz içindeki saydam ortamlar (lens ve vitreus) ile retina, farklı aletler yardımıyla ayrıntılı olarak incelenir.

Retina hastalıklarının tanısı, göz bebeği damlayla genişletildikten sonra yapılan ayrıntılı retina (fundus) muayenesiyle başlar; gerekli durumlarda ileri görüntüleme yöntemleri kullanılır. Optik koherens tomografi (OCT) retina katmanlarını kesitsel olarak görüntüler; fundus floresein anjiyografi (FFA) ve indosyanin yeşil anjiyografi (ICGA) retina ve koroid damarlarındaki tıkanıklık ile sızıntıları ortaya koyar. Biyomikroskobik ve indirekt retina muayenesi, renkli fundus fotoğraflaması ve görme merkezini değerlendiren Amsler testi de tanıyı destekleyen yöntemler arasındadır.

Sarı nokta hastalığı riski taşıyan kişilere Amsler kartı verilerek belirli aralıklarla kendi kendilerine kontrol yapmaları önerilir; çizgilerde yamukluk fark edildiğinde vakit kaybetmeden muayeneye başvurulmalıdır.

Retina hastalıkları nasıl tedavi edilir?

Retina hastalıklarının tedavisi; hastalığın türüne, evresine ve görme üzerindeki etkisine göre ilaç enjeksiyonu, lazer ve cerrahi yöntemlerden biri ya da birkaçıyla planlanır. Tedavinin temel amacı, görmeyi korumak ve hasarın ilerlemesini durdurmaktır.

Retina hastalıklarında uygulanan tedaviler öncelikle tedaviye başlandığı andaki görmenin korunmasına yöneliktir; görmede belirgin artış her zaman beklenmez. Bu nedenle erken tanı ve düzenli takip, tedavinin başarısını belirleyen en önemli etkenlerdir.

Göz içi (intravitreal) ilaç enjeksiyonu

Birçok retina hastalığında — özellikle diyabetik makula ödemi, sarı nokta hastalığının yaş (eksudatif) tipi ve damar tıkanıklığına bağlı ödemde — tedavi göz içine yapılan ilaç enjeksiyonlarıyla yürütülür. Anti-VEGF veya kortizon içeren bu ilaçlar, retinadaki anormal damar oluşumunu ve sıvı birikimini azaltmayı hedefler. Enjeksiyon, damla anesteziyle yapılan kısa bir işlemdir ve hastalığın seyrine göre belirli aralıklarla tekrarlanabilir.

Diyabetik retinopatide, sızıntının sarı nokta bölgesine yakın ve yaygın olduğu ya da kistleştiği durumlarda göz içi ilaç uygulaması tercih edilir. Sarı nokta hastalığının kuru tipinde ise göz içi enjeksiyon uygulanmaz; bu hastalarda düzenli takip ve hekimin uygun gördüğü koruyucu antioksidan destek önerilir.

Lazer tedavisi (fotokoagülasyon)

Lazer tedavisi, retinadaki yeni ve kırılgan damar oluşumlarını ya da sızıntı yapan bölgeleri kontrol altına almak için kullanılır; özellikle diyabetik retinopatide ve retina yırtıklarında uygulanır. Retina yırtığı erken dönemde lazerle çevrelendiğinde, yırtığın retina dekolmanına ilerlemesi önlenebilir. Işığa duyarlı bir ilaç ile düşük enerjili lazerin birlikte kullanıldığı fotodinamik tedavi de seçilmiş bazı sarı nokta olgularında uygulanabilen bir yöntemdir.

Diyabetik retinopatide lazer kararı, ileri görüntüleme yöntemleriyle hastalığın derecesi saptandıktan sonra verilir; retinada beslenmesi bozulmuş alanlar, yeni damar oluşumu ya da sızıntı yapan damarlar saptandığında lazer tedavisi gerekir. Retina yırtıklarında ise erken dönemde uygulanan lazer, yırtığın büyüyerek retina dekolmanına ilerlemesini engelleyebilir; teşhis ya da tedavide gecikildiğinde yırtık büyür ve retina tabakası yerinden ayrılır.

Cerrahi tedavi (vitreoretinal cerrahi)

İleri retina hastalıklarında, retina dekolmanında, göz içi kanamalarda ve makula deliği gibi durumlarda cerrahi tedavi gerekebilir. En sık uygulanan yöntem, göz içindeki saydam jeli (vitreus) temizleyerek retina üzerinde işlem yapmaya olanak tanıyan vitrektomi ameliyatıdır. Retina dekolmanında amaç, yerinden ayrılan retina tabakasını yeniden yatıştırmaktır. Uygun cerrahi yöntem, hastalığın türüne ve evresine göre belirlenir.

Retina dekolmanı geliştiğinde tek tedavi yöntemi cerrahidir. Diyabetik retinopatinin ilerlediği ve göz içini dolduran kanamaların oluştuğu olgularda vitreoretinal cerrahi ile kanamalar temizlenir; ameliyat sırasında retinayı çeken zarlar ayrılır ve gerekli lazer tedavisi tamamlanır.

Fotodinamik tedavi (PDT)

Fotodinamik tedavi, sarı nokta hastalığının seçilmiş olgularında, kronik santral seröz koryoretinopatide ve polipoidal koroidal vaskülopatide uygulanabilen bir yöntemdir. Işığa duyarlı bir ilacın damar yoluyla verilmesinin ardından hedef bölgeye düşük enerjili lazer uygulanır; amaç, çevre dokulara zarar vermeden hedeflenen damar yapısını etkisiz hâle getirmektir. Gerekli görüldüğünde tedavi tekrarlanabilir, iki gözde de hasar varsa hekimin uygun görmesi hâlinde eş zamanlı uygulanabilir. Tedaviden sonra hastaların yaklaşık 48 saat boyunca yoğun ışığa çıkmaması önerilir.

Göz Vakfı Hastaneleri’nde retina tedavisi

Göz Vakfı Hastaneleri, 1984’ten bu yana göz sağlığı alanında hizmet veren bir vakıf kuruluşudur ve retina hastalıklarının tanı ve tedavisini İstanbul’da (Bayrampaşa Göz Hastanesi, Beria Turaç İdealtepe Göz Merkezi) ve Bursa’da (Nilüfer Göz Merkezi) sunmaktadır. Merkezlerimizde akademik göz hastalıkları uzmanlarından oluşan bir kadro görev yapmaktadır. Retina hastalıklarında yaklaşımımız; erken tanı, düzenli takip ve hastaya uygun tedavi yönteminin seçilmesi esasına dayanır. Diyabet, yüksek tansiyon, yüksek kolesterol ve kalp-damar hastalığı olanlar ile ailesinde sarı nokta hastalığı bulunanların düzenli retina muayenesinden geçmesi önem taşır.

Retina hastalıklarının tanı ve tedavisi, Göz Vakfı Hastaneleri’nin göz hastalıkları uzmanlarından oluşan akademik kadrosu tarafından yürütülür. Merkezlerimizde görev yapan hekimlerimizi Hekimlerimiz sayfasından inceleyebilirsiniz.

Sık Sorulan Sorular

Göz içi (intravitreal) enjeksiyon ağrılı mıdır?

Enjeksiyon damla anesteziyle yapılan kısa bir işlemdir; işlem sırasında ağrı beklenmez, hasta yalnızca hafif bir baskı hissedebilir.

Diyabet hastaları ne sıklıkla retina muayenesi olmalıdır?

Diyabet hastalarının, retinada henüz hasar başlamamışsa yılda en az bir kez; diyabetik retinopati başlamışsa hekimin önerisiyle daha sık (örneğin 6 ayda bir) retina muayenesinden geçmesi önerilir.

Retina dekolmanı acil bir durum mudur?

Evet; ışık çakmaları, ani başlayan uçuşan cisimler veya görme alanında perde inmesi gibi belirtilerde en kısa sürede göz hekimine başvurulması önerilir.

Sarı nokta hastalığı tedavi edilebilir mi?

Sarı nokta hastalığının yaş (eksudatif) tipi göz içi enjeksiyonlarla kontrol altına alınmaya çalışılır; kuru tip ise düzenli takip gerektirir. Erken tanı, görmenin korunmasında önemlidir.

Göz içi enjeksiyon kaç kez yapılır?

Enjeksiyon sayısı ve sıklığı hastalığın türüne ve seyrine göre değişir; tedavi planı ve tekrar aralıkları hekim tarafından belirlenir.

Randevu ve bilgi

Retina hastalıklarının tanı ve tedavisi hakkında bilgi almak ve göz muayenesi için Göz Vakfı Hastaneleri merkezlerine başvurabilirsiniz.

Göz Vakfı Hastaneleri Yayın Kurulu tarafından hazırlanmıştır.

Sayfa içeriği sadece bilgilendirme amaçlıdır, tanı ve tedavi için mutlaka hekiminize başvurunuz.

Son Güncelleme Tarihi: