İçeriğe geç

Göz Ağrısı Neden Olur? Göz Ağrısı Tedavisi Nedir?

Göz ağrısı sık karşılaşılan ve oldukça rahatsız edici bir şikâyettir. Birçok farklı nedenden kaynaklanabildiği için tedavisi ve geçme süresi de nedene göre değişir. Her iki göz aynı anda ağrıyabileceği gibi, yalnızca sağ ya da sol gözde de ağrı yaşanabilir. Bu yazıda göz ağrısının türlerini, nedenlerini, tedavisini ve hangi durumlarda gecikmeden hekime başvurulması gerektiğini bulacaksınız.

Göz ağrısı türleri: oküler ve orbital ağrı

Göz ağrısı, hissedildiği yere göre iki ana gruba ayrılır. Bu ayrım, olası nedenleri daraltmak açısından yol göstericidir.

Ağrı türüÖzelliği
Oküler (yüzeysel) ağrıGöz yüzeyinde hissedilir; genellikle yabancı cisim veya enfeksiyon kaynaklı
Orbital (derin) ağrıGözün derinliklerinde hissedilir; daha kapsamlı değerlendirme gerektirir

Göz yüzeyinde hissedilen oküler ağrılar genellikle yabancı cisim ya da enfeksiyona bağlıdır ve çoğunlukla damla, dinlenme gibi basit tedavilerle geriler. Gözün derinliklerinde hissedilen orbital ağrılar ise göz tansiyonu, göz içi iltihabı gibi daha ciddi durumların işareti olabilir ve tanıya yönelik ayrıntılı değerlendirme gerektirir.

Yüzeysel göz ağrısı nedenleri

Yabancı cisim kaçması veya kimyasal sıçraması

Göze toz, kirpik, makyaj malzemesi ya da cam parçası gibi bir yabancı cisim kaçması veya çamaşır suyu, krem gibi bir kimyasalın sıçraması, göz ağrısının en sık nedenlerindendir. Bu durumda izlenecek en doğru yol, gözü ovuşturmadan ve herhangi bir müdahalede bulunmadan bol su ya da serum fizyolojikle yıkamak ve hekime başvurmaktır. Özellikle sivri bir cismin batması durumunda çıkarma işlemi kesinlikle hekime bırakılmalıdır.

Enfeksiyonlar ve iltihaplar

Göz enfeksiyonlarının en yaygınlarından biri, göz yüzeyini örten zarın iltihaplanması olan göz nezlesi (konjonktivit)tir; akıntı, kızarıklık, kaşıntı ve çapaklanmayla seyreder. Bir diğer sık görülen durum halk arasında arpacık olarak bilinen kapak bezi iltihabıdır. Her ikisinde de hekimin önerdiği damla ve/veya krem ile tedavi sağlanır. Gözün dış tabakalarındaki daha derin iltihaplanmalar da belirgin ağrıya yol açabilir.

Göz kuruluğu

Ekran karşısında uzun süre kalmak, kuru ortamlar ve menopoz gibi etkenler göz kuruluğuna yol açar. Göz kuruluğu tipik olarak batma tarzında bir ağrıya neden olur. Tedavisinde yapay gözyaşı damlaları kullanılır; ekran süresini sınırlamak ve gözü düzenli dinlendirmek şikâyetlerin tekrarını önler. Ayrıntılar için göz kuruluğu içeriğimize bakabilirsiniz.

Kontakt lensin yanlış kullanımı

Uyku sırasında, denize ya da havuza girerken lensi çıkarmamak ve temizliğini gerektiği gibi yapmamak gözde tahrişe yol açar. Böyle bir durumda hekimin yönlendirmesiyle, göz iyileşene kadar lens kullanımına ara vermek gerekir.

Kornea çizilmesi

Gözün şeffaf ön yüzeyi olan korneada travmaya bağlı oluşan hasar çok ağrılıdır. Ağrıyla birlikte kızarıklık, sulanma, ışığa duyarlılık ve bulanık görme görülür. Bu durum gözü enfeksiyona karşı savunmasız bıraktığı için, kornea çizilmesi ya da yaralanmasında mutlaka hekime görünmek gerekir; tedavide antibiyotikli damla ve gerektiğinde kapama kullanılır.

Derin (orbital) göz ağrısı nedenleri

Göz bozukluğu

Uzağı göremeyen miyoplar ya da yakını göremeyen hipermetroplar net görebilmek için gözlerini zorlar. Bu zorlanma göz çevresinde ve şakaklarda baskı tarzında bir ağrıya yol açar; “göz bozukluğu baş ağrısı yapar mı?” sorusunun yanıtı budur. Göz muayenesi sonrası belirlenen uygun gözlük ya da kontakt lens bu ağrıları sonlandırır. Astigmat ve hipermetropi gibi kırma kusurları hakkında ayrıntılı bilgiye içeriklerimizden ulaşabilirsiniz.

Göz tansiyonu (glokom)

Göz içi basıncının yükselmesi; baş ağrısı, bulantı ve görme kaybının yanında göz ağrısına da yol açabilir. Özellikle ani başlayan şiddetli göz ve baş ağrısı, ışık etrafında hale görme ve bulantı, acil değerlendirme gerektiren bir tabloya işaret edebilir. Göz tansiyonu kalıcı görme kaybına yol açabileceği için mutlaka hekime başvurulmalıdır; ayrıntılar için göz tansiyonu (glokom) içeriğimizi inceleyebilirsiniz.

Göz içi iltihapları

Otoimmün bir hastalık ya da enfeksiyon nedeniyle, gözü beyne bağlayan optik sinirin iltihaplanması (optik nörit) görme kaybıyla birlikte göz ağrısına yol açabilir. Gözün renkli tabakasının iltihaplanması olan iritis ya da üveit de ağrı nedenidir. Üveitler vücuttaki başka bir hastalığa bağlı gelişebildiği için, bu olgularda romatoloji değerlendirmesi de gerekebilir.

Göz tümörleri

Göz arkasında gelişen tümörler; kızarıklık, şişlik, iriste renk farklılığı, göz bebeğinde biçim bozukluğu, görme kaybı ve ağrı gibi belirtilere yol açabilir. Nadir görülmekle birlikte, ısrarlı ve açıklanamayan göz ağrısında akılda tutulması gereken durumlardandır.

Gözle ilgili olmayan göz ağrısı nedenleri

Her göz ağrısının kaynağı göz değildir. Sinüslerin enfeksiyonu (sinüzit), gözlerin arkasındaki basıncı artırarak göz ağrısı gibi algılanabilir. Migren de gözü kapsayan yaygın bir ağrıya yol açar. Stres ve gerilim tipi baş ağrıları benzer şekilde göze vuran ağrı yaratabilir. Bu durumlarda kalıcı çözüm, ağrının asıl kaynağına yönelik tedavidir.

Göz ağrısı nasıl geçer?

Göz ağrısının tedavisi nedene göre değişmekle birlikte, günlük yaşamda alınacak önlemler hem mevcut şikâyeti hafifletir hem de tekrarını önler:

  • Ekrana uzun süre bakılan durumlarda düzenli aralıklarla gözü kapatmak ya da uzağa bakmak
  • Okuma sırasında aydınlatmanın yeterli ve uygun olmasına dikkat etmek
  • Kontakt lens kullanıyorsanız arada gözlüğe geçmek, lens bakımını aksatmamak
  • Güneşli havalarda uygun güneş gözlüğü kullanmak, güneşe doğrudan bakmamak
  • Spor, temizlik ve bahçe işleri gibi riskli durumlarda koruyucu gözlük kullanmak
  • Dengeli beslenmek ve düzenli uyumak

Basit göz ağrılarında bir süre gözü dinlendirmek, kaçan bir cisim için su ya da serum fizyolojikle yıkamak, ılık suyla ıslatılmış temiz bir pamukla bastırmadan kompres yapmak rahatlatıcı olabilir. Gözle doğrudan ilgisi olmayan ağrılarda basit bir ağrı kesici yeterli gelebilir; ancak tekrarlamaması için asıl nedene yönelik önlemler ihmal edilmemelidir.

Göz ağrısında ne zaman hekime başvurulmalı?

Aşağıdaki durumların herhangi biri varsa, gecikmeden bir göz hekimine başvurmak gerekir:

  • Göz ağrısına görme kaybı ya da görmede ani değişiklik eşlik ediyorsa
  • Ağrıya bulantı, kusma veya karın ağrısı eşlik ediyorsa
  • Göze dokunulamayacak kadar şiddetli ağrı varsa
  • Göze kimyasal madde sıçradıysa ya da sivri bir cisim battıysa
  • Ağrı birkaç gün içinde geçmiyor, giderek artıyorsa

Göz ağrılarının çoğu dinlenme ya da basit tedavilerle geçer. Ancak ağrıya neden olan bazı durumlar tedavi edilmezse gözde kalıcı hasara yol açabilir. Göz tansiyonu bunun en önemli örneğidir ve mutlaka tedavi edilmesi gereken ciddi bir sorundur.

Göz ağrısında tanı nasıl konur?

Göz ağrısının nedeni çok çeşitli olduğu için tanı, ayrıntılı bir muayeneyle konur. Hekim öncelikle ağrının niteliğini sorgular: batma tarzında yüzeysel bir ağrı mı, yoksa gözün derininde hissedilen künt bir baskı mı olduğu, nedenleri belirgin biçimde daraltır. Ağrının ne zaman başladığı, neyle arttığı ve eşlik eden bulgular da önemlidir.

Muayenede görme keskinliği ölçülür, göz yüzeyi ve kornea büyütülerek incelenir. Kornea çizilmesi ya da yabancı cisim şüphesinde, yüzeydeki hasarı görünür kılan boyama yöntemleri kullanılır. Gözün derinliklerinden kaynaklanan ağrılarda göz içi basıncı ölçülür ve göz dibi değerlendirilir. Gerektiğinde göz sinirinin ve göz çevresi dokularının incelenmesine yönelik ileri tetkikler istenebilir.

Ağrının kaynağı gözde bulunamazsa, sinüzit, migren ya da gerilim tipi baş ağrısı gibi göz dışı nedenler değerlendirilir. Bu durumda hekim, farklı branşlardan görüş isteyebilir. Doğru tanı, tedavinin kalıcı sonuç vermesi açısından belirleyicidir.

Çocuklarda göz ağrısı

Çocuklar göz ağrısını çoğu zaman doğrudan ifade edemez. Bunun yerine gözlerini ovuşturur, kısar, ışıktan kaçınır, sık göz kırpar ya da huzursuzlanır. Okul çağındaki çocuklarda baş ağrısı yakınması, aslında düzeltilmemiş bir görme kusuruna bağlı göz zorlanmasının işareti olabilir.

Çocuklarda göz ağrısının en sık nedenleri arasında düzeltilmemiş kırma kusurları, alerjik şikâyetler, göz enfeksiyonları ve yabancı cisim kaçması bulunur. Uzun ekran süreleri de çocuklarda göz yorgunluğu ve buna bağlı ağrı yaratır.

Çocukta göz ağrısına görme azalması, ışıktan belirgin rahatsızlık, gözde kızarıklık ya da kapak şişliği eşlik ediyorsa gecikmeden hekime başvurulmalıdır. Çocukların düzenli göz kontrolleri, ağrıya yol açabilecek sorunların erken saptanmasını sağlar; ayrıntılar için çocukta göz muayenesi yazımıza bakabilirsiniz.

Göz ağrısını önlemek için alınabilecek önlemler

Göz ağrılarının önemli bir bölümü, günlük alışkanlıklarda yapılacak düzenlemelerle önlenebilir. Ekran başında çalışanlar için en etkili yöntem, düzenli aralıklarla kısa molalar vererek uzağa bakmaktır; bu hem odaklama kaslarını dinlendirir hem de göz kırpma sayısını normale döndürür.

Çalışma ortamının aydınlatması ne çok loş ne de göz kamaştıracak kadar parlak olmalıdır. Ekranın göz hizasının biraz altında konumlandırılması, göz kapaklarının daha çok kapalı kalmasını sağlayarak kuruluğu azaltır. Okuma sırasında yeterli ve doğru yönden gelen ışık kullanmak, gözün zorlanmasını önler.

Riskli işlerde koruyucu gözlük kullanmak, göz yaralanmalarının ve buna bağlı ağrıların önlenmesinde en etkili yöntemdir. Spor yaparken, bahçe ve tamir işlerinde, temizlik ürünleriyle çalışırken ve basınçlı kaplarla uğraşırken bu önlem ihmal edilmemelidir. Ayrıca düzenli uyku ve dengeli beslenme, göz yorgunluğuna bağlı ağrıların sıklığını azaltır.

Göz ağrısında yanlış bilinenler

Göz ağrısıyla ilgili halk arasında yaygın bazı yaklaşımlar, fayda yerine zarar verebilir. Bunların başında göze çay, patates, sirkeli su ya da anne sütü gibi maddelerin uygulanması gelir. Bu maddeler steril değildir ve göz yüzeyini tahriş ederek enfeksiyon riskini artırır.

Bir diğer yanlış, kızarıklık ve ağrı için eczaneden ya da tanıdık önerisiyle damla kullanmaktır. Özellikle kortizon içeren damlaların hekim kontrolü dışında kullanımı, göz tansiyonu ve katarakt gibi ciddi sorunlara yol açabilir. Ayrıca yanlış damla, altta yatan hastalığı maskeleyerek tanıyı geciktirir.

Göze kaçan bir cismi çıkarmak için gözü ovuşturmak ya da sivri bir aletle müdahale etmek de sık yapılan hatalardandır; bu davranış korneayı çizerek kalıcı ize yol açabilir. Doğru yaklaşım, gözü bol suyla yıkamak ve hekime başvurmaktır. Son olarak, göz ağrısını sürekli ağrı kesiciyle bastırmak, altta yatan ciddi bir sorunun fark edilmesini geciktirebilir.

Sık Sorulan Sorular

Göz ağrısı baş ağrısı yapar mı?

Evet. Düzeltilmemiş göz bozukluklarında kişi net görmek için gözlerini zorlar; bu zorlanma göz çevresinde ve şakaklarda baskı tarzında ağrıya yol açar. Uygun gözlük ya da kontakt lens bu tür ağrıları çoğunlukla ortadan kaldırır. Tersine, migren ve sinüzit gibi durumlar da göz ağrısı olarak algılanabilir.

Göze yabancı cisim kaçtığında ne yapmalı?

Gözü ovuşturmadan, bol su ya da serum fizyolojikle yıkamak ilk yapılması gerekendir. Cismi çıkarmak için gözü kurcalamak korneayı çizebilir. Özellikle sivri ya da batmış cisimlerde hiçbir müdahale yapılmadan hemen hekime başvurulmalıdır. Kimyasal sıçramasında da öncelik bol suyla yıkamak ve gecikmeden hekime gitmektir.

Göz ağrısı kaç günde geçer?

Süre tamamen nedene bağlıdır. Yorgunluk ya da hafif tahrişe bağlı ağrılar dinlenmeyle birkaç saat içinde geçebilir. Enfeksiyona bağlı ağrılar uygun tedaviyle birkaç gün içinde geriler. Göz tansiyonu, kornea yaralanması ya da göz içi iltihabı gibi durumlarda ise tedavi süresi uzar ve gecikilmemesi gerekir.

Ekran kullanımı göz ağrısı yapar mı?

Evet. Ekrana bakarken göz kırpma sayısı azalır ve odaklama kasları sürekli çalışır; bu da göz kuruluğuna ve yorgunluğa bağlı ağrıya yol açar. Düzenli aralıklarla uzağa bakmak, kısa molalar vermek ve ortam aydınlatmasını düzenlemek bu şikâyeti belirgin biçimde azaltır.

Göz ağrısı için ağrı kesici kullanılabilir mi?

Gözle doğrudan ilgisi olmayan, sinüzit ya da gerilim tipi baş ağrısına bağlı göz ağrılarında basit bir ağrı kesici rahatlatıcı olabilir. Ancak ağrı kesici, altta yatan bir göz hastalığını maskeleyerek tanıyı geciktirebilir. Bu nedenle sürekli ya da şiddetli göz ağrısında ağrı kesiciyle idare etmek yerine hekime başvurulmalıdır.

Sabah kalkınca göz ağrısı neden olur?

Sabah belirginleşen göz ağrısı, çoğunlukla gece boyunca gelişen göz kuruluğuyla ilişkilidir; özellikle göz kapaklarının tam kapanmadığı durumlarda görülür. Kapak kenarındaki iltihaplar ve gece kullanılan lensler de neden olabilir. Ayrıca uyku sırasında yüksek seyreden göz içi basıncı, sabah baskı tarzında ağrı yaratabilir. Sürekli tekrarlıyorsa muayene önerilir.

Göz ağrısı görme kaybı yapar mı?

Göz ağrısının kendisi görme kaybı yapmaz; ancak ağrıya neden olan bazı durumlar yapabilir. Göz tansiyonu, göz içi iltihabı, kornea yaralanması ve optik sinir iltihabı bunların başında gelir. Bu nedenle göz ağrısına görme azalması, ışıkta hale görme ya da bulantı eşlik ediyorsa vakit kaybetmeden hekime başvurulmalıdır.

Göz ağrısı hangi bölüme başvurulmalı?

Göz ağrısında ilk başvurulacak yer göz hastalıkları bölümüdür. Muayenede ağrının kaynağı gözde bulunamazsa, sinüzit, migren ya da gerilim tipi baş ağrısı gibi göz dışı nedenler için hekim ilgili branşlara yönlendirme yapar. Göze kimyasal sıçraması ya da delici yaralanma gibi durumlarda ise vakit kaybetmeden acil değerlendirme gerekir.

Göz ağrısı ile göz yorgunluğu aynı şey mi?

Göz yorgunluğu, uzun süreli yakın çalışma ya da ekran kullanımı sonrası ortaya çıkan; göz çevresinde baskı, ağırlık ve hafif ağrı hissiyle seyreden bir tablodur ve dinlenmeyle geriler. Göz ağrısı ise çok daha geniş bir şikâyettir; yorgunluk dışında enfeksiyon, yaralanma, göz tansiyonu gibi ciddi nedenlere de bağlı olabilir. Dinlenmeyle geçmeyen, şiddetlenen ya da görme değişikliğiyle birlikte olan ağrılar mutlaka değerlendirilmelidir.

Göz ağrısında sıcak mı soğuk mu uygulanmalı?

Uygulama nedene göre değişir. Kapak kenarındaki bezlerin tıkanmasına bağlı şişlik ve ağrıda ılık kompres bezlerin açılmasına yardımcı olur. Alerjiye bağlı kaşıntı ve şişlikte ise soğuk uygulama damarları daraltarak rahatlama sağlar. Her iki durumda da göze bası yapılmamalı, temiz malzeme kullanılmalıdır. Yaralanma ve kimyasal temas gibi durumlarda kompres yerine doğrudan hekime başvurulmalıdır.

Göz Vakfı Yayın Kurulu tarafından hazırlanmıştır.

Sayfa içeriği sadece bilgilendirme amaçlıdır, tanı ve tedavi için mutlaka hekiminize başvurunuz.

Son Güncelleme Tarihi: