İçeriğe geç

Göz Tansiyonu (Glokom) Nedir, Belirtileri Nelerdir?

Göz tansiyonu, tıptaki adıyla glokom, göz içi basıncının yol açtığı optik sinir hasarı sonucu görme kaybına neden olan bir göz hastalığıdır. Halk arasında “göz tansiyonu” ya da “karasu hastalığı” olarak da bilinir. En önemli özelliği, çoğu zaman hiçbir belirti vermeden sinsice ilerlemesidir; bu nedenle “görme hırsızı” olarak anılır. Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre glokom, dünyada geri döndürülemez körlüğün başlıca nedenlerindendir. Bu yazıda göz tansiyonunun ne olduğunu, türlerini, belirtilerini, risk faktörlerini ve nasıl tanındığını bulacaksınız.

Göz tansiyonu (glokom) nedir?

Gözün içinde, dokuları besleyen ve göze şeklini veren sürekli bir sıvı üretilir ve belirli bir düzende dışarı atılır. Bu sıvının atılımını sağlayan sistem tıkandığında ya da yeterince çalışmadığında sıvı göz içinde birikir ve göz içi basıncı yükselir. Artan basınç, gözü beyne bağlayan optik siniri zamanla tahrip eder. Optik sinirdeki bu hasar, görme alanında kalıcı kayıplara yol açar.

Önemli bir nokta şudur: glokom yalnızca yüksek göz tansiyonu demek değildir. Bazı kişilerde göz tansiyonu normal sınırlarda olsa bile optik sinir hasarı gelişebilir; buna normal tansiyonlu glokom denir. Aynı şekilde, göz tansiyonu yüksek olan herkeste de glokom gelişmeyebilir. Bu yüzden tanı, tek başına basınç değerine değil, optik sinirin ve görme alanının değerlendirilmesine dayanır.

Glokom türleri nelerdir?

Glokom tek bir hastalık değil, ortak sonucu optik sinir hasarı olan bir hastalıklar grubudur. Türünün belirlenmesi, seyri anlamak ve doğru tedaviyi planlamak açısından önemlidir.

Glokom türüÖne çıkan özelliği
Açık açılı glokomEn sık görülen tür; sinsi ve kroniktir, erken evrede belirtisizdir
Kapalı açılı glokomAni basınç artışıyla akut atak yapabilir; acil bir durumdur
Normal tansiyonlu glokomGöz tansiyonu normal olmasına rağmen optik sinir hasarı gelişir
Doğumsal glokomBebeklerde görülür; gözde büyüme, sulanma ve ışıktan rahatsızlıkla belirti verebilir
Sekonder glokomBaşka bir göz hastalığı, travma ya da ilaca bağlı gelişen glokom

Açık açılı glokom, toplumda en sık rastlanan türdür ve yavaş, sessiz seyriyle tehlikelidir. Kapalı açılı glokom ise gözün ön bölümündeki açının aniden kapanmasıyla göz içi basıncının hızla yükseldiği, acil müdahale gerektiren bir tablodur. Doğumsal glokom nadirdir ancak bebeklerde erken tanı gerektirir; gözde belirgin büyüme, aşırı sulanma ve ışıktan rahatsızlık uyarıcı olmalıdır.

Göz tansiyonu (glokom) belirtileri nelerdir?

Glokomun en yaygın türü olan açık açılı glokom, erken evrede hiçbir belirti vermez. Görme kaybı önce çevresel (yan) görmede başlar ve merkeze doğru ilerler; kişi bunu genellikle çok geç fark eder. Yapılan çalışmalar, glokomu olan kişilerin yaklaşık yarısının hastalığının farkında olmadığını göstermektedir. Bu sessiz seyir, hastalığın en tehlikeli yönüdür.

Buna karşılık bazı belirtiler dikkat gerektirir. Özellikle kapalı açılı glokom atağında belirtiler ani ve şiddetlidir:

  • Ani ve şiddetli göz ile baş ağrısı
  • Gözde kızarıklık
  • Bulanık görme ve ışık kaynaklarının etrafında hale görme
  • Bulantı ve kusma

Bu belirtiler ortaya çıktığında vakit kaybetmeden bir göz hekimine başvurulmalıdır; kapalı açılı glokom atağı, tedavi edilmezse kısa sürede kalıcı görme kaybına yol açabilen acil bir durumdur.

Göz tansiyonu neden olur, risk faktörleri nelerdir?

Göz tansiyonu, göz içi sıvısının atılımının bozulmasıyla basıncın yükselmesi sonucu ortaya çıkar. Kesin nedeni her zaman belirlenemese de, bazı kişilerde riski artıran etkenler tanımlanmıştır:

  • 40 yaş ve üzerinde olmak (yaşla birlikte risk artar)
  • Ailede glokom öyküsü bulunması
  • Yüksek göz içi basıncı
  • Diyabet ve yüksek tansiyon gibi sistemik hastalıklar
  • Yüksek miyop olmak
  • Uzun süreli kortizon (kortikosteroid) kullanımı
  • Geçirilmiş göz travması ya da göz ameliyatı

Bu risk faktörlerinden bir veya birkaçını taşıyan kişilerin düzenli göz muayenesini aksatmaması özellikle önemlidir. Risk faktörü taşımak hastalığın kesin gelişeceği anlamına gelmez; ancak bu kişilerde tarama daha büyük önem kazanır.

Glokom nasıl teşhis edilir?

Glokom belirti vermeden ilerlediği için tanının tek güvenilir yolu düzenli göz muayenesidir. Tanı, tek bir teste değil, birkaç değerlendirmenin bir arada yorumlanmasına dayanır:

  • Göz içi basıncının ölçülmesi (tonometri)
  • Optik sinir başının değerlendirilmesi
  • Görme alanı testiyle çevresel görmedeki kayıpların araştırılması
  • Sinir lifi tabakasının ayrıntılı incelenmesi (OCT)
  • Gözün ön açısının değerlendirilmesi (gonyoskopi) ve kornea kalınlığının ölçülmesi

Bu nedenle risk grubundaki kişilerin, hiçbir şikâyetleri olmasa bile yılda bir kez göz tansiyonlarını ölçtürmeleri ve göz muayenesinden geçmeleri önerilir. Erken tanı, glokomda görmeyi korumanın en etkili yoludur; çünkü oluşan hasar geri döndürülemez, ancak erken müdahaleyle ilerlemesi durdurulabilir.

Göz tansiyonu (glokom) nasıl tedavi edilir?

Glokomda oluşmuş sinir hasarı geri döndürülemez; ancak erken tanıyla ve göz içi basıncını düşürerek hastalığın ilerlemesi durdurulabilir. Tedavide öncelikle göz içi basıncını azaltan reçeteli göz damlaları kullanılır; yeterli olmadığında lazer ya da cerrahi yöntemler devreye girer. Glokom kronik bir hastalık olduğu için tedavi ve kontroller ömür boyu sürdürülür. Ayrıntılı değerlendirme ve takip için glokom (göz tansiyonu) tedavi birimimizi inceleyebilirsiniz.

Glokomda yaşam tarzı ve dikkat edilecekler

Glokom tanısı almış kişilerde tedavinin başarısı büyük ölçüde düzenliliğe bağlıdır. Damlaların hekimin belirlediği saatlerde ve aksatılmadan kullanılması, göz içi basıncının kararlı biçimde düşük tutulması için gereklidir. İlacın kesilmesi ya da düzensiz kullanılması, basıncın yeniden yükselmesine ve sinir hasarının ilerlemesine yol açabilir.

Kontrol randevularının aksatılmaması da en az ilaç kadar önemlidir; çünkü hastalığın ilerleyip ilerlemediği ancak düzenli görme alanı ve optik sinir değerlendirmeleriyle anlaşılır. Dengeli beslenme, düzenli fiziksel aktivite ve tansiyon ile kan şekerinin kontrol altında tutulması genel göz sağlığını destekler. Ailesinde glokom öyküsü olan kişilerin, birinci derece yakınlarını da göz muayenesine yönlendirmesi erken tanı açısından değerlidir.

Sık Sorulan Sorular

Göz tansiyonu belirti verir mi?

Glokomun en sık türü olan açık açılı glokom, erken evrede genellikle belirti vermez ve sinsice ilerler; görme kaybı geç fark edilir. Bu yüzden düzenli muayene çok önemlidir. Kapalı açılı glokom atağında ise ani şiddetli göz ve baş ağrısı, bulanık görme, ışık etrafında hale ve bulantı görülür; bu durum acil müdahale gerektirir.

Göz tansiyonu tedavi edilmezse ne olur?

Tedavi edilmeyen glokomda optik sinir hasarı ilerler ve görme kaybı önce yan görmede başlayarak zamanla merkeze ilerler. Bu hasar kalıcıdır ve ileri evrede körlüğe kadar gidebilir. Ancak erken tanı ve düzenli tedaviyle hastalığın ilerlemesi büyük ölçüde durdurulabilir; bu nedenle risk grubundakilerin muayeneyi aksatmaması gerekir.

Göz tansiyonu düşünce ilaç bırakılabilir mi?

Hayır. Göz damlasıyla göz tansiyonu normal seviyeye inse bile, bu ilacın etkisiyle sağlanan bir durumdur. Glokom kronik bir hastalık olduğu için tedavi genellikle ömür boyu sürer ve hekim önermeden bırakılmamalıdır. İlacın kesilmesi basıncın yeniden yükselmesine ve sinir hasarının ilerlemesine yol açabilir.

Kimler ne sıklıkla göz tansiyonu ölçtürmeli?

40 yaş üzeri olanlar, ailesinde glokom öyküsü bulunanlar, diyabet ve yüksek tansiyon hastaları ile yüksek miyoplar risk grubundadır. Bu kişilerin, hiçbir şikâyetleri olmasa bile yılda bir kez göz muayenesinden geçmeleri önerilir. Glokom belirti vermeden ilerlediği için, erken tanının tek yolu bu düzenli kontrollerdir.

Göz tansiyonu kaç olmalı?

Göz içi basıncı için genel bir ortalama aralık bulunsa da tek başına bu değer tanı için yeterli değildir. Bazı kişilerde basınç normal sınırlarda olsa bile sinir hasarı gelişebilir; bazılarında ise yüksek basınç hasara yol açmayabilir. Bu yüzden hekim, basınçla birlikte optik siniri ve görme alanını değerlendirerek karar verir.

Glokom kalıtsal mıdır?

Ailede glokom öyküsü bulunması, hastalığın en önemli risk faktörlerinden biridir. Birinci derece akrabalarında glokom olan kişilerde risk daha yüksektir. Bu nedenle ailesinde glokom bulunanların erken yaşlardan itibaren düzenli göz muayenesi yaptırması önerilir. Kalıtsal yatkınlık hastalığın kesin gelişeceği anlamına gelmez, ancak takibi daha önemli kılar.

Göz Vakfı Yayın Kurulu tarafından hazırlanmıştır.

Sayfa içeriği sadece bilgilendirme amaçlıdır, tanı ve tedavi için mutlaka hekiminize başvurunuz.

Son Güncelleme Tarihi: