İçeriğe geç

Katarakt Nedir? Belirtileri ve Nedenleri Nelerdir?

Katarakt, göz içindeki doğal merceğin saydamlığını yitirerek bulanıklaşmasıdır. Normalde şeffaf olan mercek, gelen ışığı retinaya net biçimde ileterek görmeyi sağlar; katarakt geliştiğinde bu mercek matlaşır ve görüntü bulanık, soluk görünür. Dünya Sağlık Örgütü’ne göre katarakt, dünyada görme bozukluğu ve körlüğün başlıca nedenlerinden biridir ve yaklaşık 94 milyon kişiyi etkilemektedir. Bu yazıda katarakt nedir, belirtileri, nedenleri, türleri ve tedavi süreci hakkında bilgiler bulacaksınız.

Katarakt nedir?

Katarakt, göz bebeğinin arkasında yer alan doğal merceğin zamanla saydamlığını kaybetmesidir. Sağlıklı bir gözde mercek berrak bir cam gibidir ve içinden geçen ışığı retinaya odaklar. Merceği oluşturan proteinlerin yapısı yaşla birlikte bozuldukça mercekte ışığı geçirmeyen mat alanlar oluşur. Bu da ışığın retinaya tam odaklanamamasına, görüntünün bulanıklaşmasına ve renklerin solmasına yol açar.

Katarakt genellikle her iki gözde görülür, ancak ilerleme hızı iki gözde farklı olabilir. Yavaş ilerleyen bir durum olduğu için kişi çoğu zaman değişimi hemen fark etmez; görme, aylar veya yıllar içinde kademeli olarak azalır. Katarakt bulaşıcı değildir ve bir gözden diğerine yayılmaz; her göz kendi doğal süreci içinde etkilenir.

Katarakt en sık yaşlanmaya bağlı olarak ortaya çıkar. Yapılan çalışmalar, mercek bulanıklığının yaşla belirgin biçimde arttığını; 65 yaş üzerinde sıklığın yükseldiğini ve çok ileri yaşlarda toplumun büyük bölümünde bir miktar katarakt bulunduğunu göstermektedir. Bu nedenle katarakt, yaşın ilerlemesiyle hemen herkesin bir gün karşılaşabileceği doğal bir süreç olarak da değerlendirilir.

Katarakt belirtileri nelerdir?

Kataraktın en belirgin belirtisi, gözlükle düzelmeyen, giderek artan bulanık ve puslu görmedir. Belirtiler kataraktın yerine ve yoğunluğuna göre değişebilir. Sık görülen belirtiler şunlardır:

  • Bulanık, sisli ya da puslu görme
  • Renklerin soluk, sararmış veya donuk görünmesi
  • Gece görüşünde zorlanma, ışık kaynaklarının etrafında hale görme
  • Parlak ışıktan rahatsız olma, gündüz dışarıda gözlerin kamaşması
  • Gözlük numarasının sık sık değişmesi
  • Tek gözde çift ya da gölgeli görme
  • Okuma ve yakın işler için giderek daha fazla ışığa ihtiyaç duyma

Bu belirtiler yavaş ilerlediği için kişi çoğu zaman değişimi hemen fark etmez ve bir süre gözlük numarasını değiştirerek idare edebilir. Ancak bir aşamadan sonra gözlük de yetersiz kalır. Görme; okuma, televizyon izleme, araç kullanma gibi günlük işleri zorlaştıracak düzeye geldiğinde şikâyetler belirginleşir ve tedavi gündeme gelir.

Katarakt neden olur?

Kataraktın en sık nedeni yaşlanmadır. Zamanla mercekte biriken oksidatif hasar, proteinlerin yapısını bozarak saydamlığın kaybına yol açar. Bu doğal süreç herkeste aynı hızda ilerlemez; genetik yapı, çevresel etkenler ve genel sağlık durumu ilerleme hızını etkiler.

Yaşlanmanın yanında bazı etkenler katarakt gelişimini hızlandırabilir veya erken yaşta ortaya çıkmasına neden olabilir. Diyabet (şeker hastalığı), uzun süreli ve korunmasız güneş ışığına (UV) maruz kalma, sigara kullanımı, uzun süreli kortizon (kortikosteroid) kullanımı, göze alınan darbeler ve bazı göz hastalıkları bunların başında gelir. Bu etkenlerin bir kısmı kontrol edilebilir olduğu için, korunmada önemli bir yer tutar.

Katarakt türleri nelerdir?

Katarakt, ortaya çıkış nedenine göre farklı türlere ayrılır. Türün belirlenmesi, hem nedeni anlamak hem de doğru takip ve tedaviyi planlamak açısından önemlidir.

Katarakt türüBaşlıca nedeni
Yaşa bağlı (senil) kataraktYaşlanmayla mercekte oluşan doğal değişimler
Doğumsal (konjenital) kataraktDoğuştan var olan mercek bulanıklığı
Travmatik kataraktGöze alınan darbe veya yaralanma
İlaca bağlı kataraktUzun süreli kortizon gibi bazı ilaçların kullanımı
Sekonder (ikincil) kataraktDiyabet veya başka bir göz hastalığına eşlik eden katarakt

Yaşa bağlı katarakt en yaygın türdür ve genellikle 60 yaş sonrasında belirginleşir. Travmatik katarakt, göze alınan künt ya da delici bir yaralanmanın ardından, bazen yıllar sonra bile gelişebilir. İlaca bağlı kataraktta, özellikle uzun süreli ve yüksek dozda kortizon kullanımı sorumlu tutulur; bu nedenle bu tür ilaçları kullanan kişilerin göz kontrollerini aksatmaması önerilir.

Doğumsal katarakt ise bebeklerde görülür ve özel önem taşır. Bir bebekte doğuştan bulunan mercek bulanıklığı, görsel uyarının beyne ulaşmasını engelleyerek görme gelişimini bozabilir ve göz tembelliğine (ambliyopi) yol açabilir. Bu yüzden doğumsal kataraktta erken tanı ve tedavi, kalıcı görme kaybını önlemek açısından kritik önemdedir.

Katarakt nasıl teşhis edilir?

Katarakt, göz hekimi tarafından yapılan ayrıntılı bir göz muayenesiyle teşhis edilir. Muayenede önce görme keskinliği ölçülür ve gözlükle ne kadar düzeldiği değerlendirilir. Ardından biyomikroskop adı verilen bir cihazla mercek büyütülerek incelenir ve mercekteki matlaşmanın yeri ile derecesi belirlenir.

Hekim ayrıca göz bebeğini damlayla büyüterek göz dibini (retinayı) inceler. Bu değerlendirme, görme azlığına katkıda bulunabilecek başka bir sorun (retina hastalığı, göz tansiyonu gibi) olup olmadığını anlamak için önemlidir; çünkü görme azlığı yalnızca kataraktla ilgili olmayabilir. Ameliyat kararı verildiğinde ise, göze yerleştirilecek yapay merceğin gücünü hesaplamak için biyometri denilen özel ölçümler yapılır. Tüm bu değerlendirmeler, tedavi kararının ve zamanlamasının belirlenmesinde temel oluşturur.

Katarakt nasıl tedavi edilir?

Kataraktın ilaç, damla, vitamin ya da gözlükle geriye döndürülebilen bir tedavisi yoktur; bilinen tek kalıcı tedavi cerrahidir. Cerrahide saydamlığını yitiren doğal mercek çıkarılır ve yerine kişiye uygun bir yapay göz içi mercek yerleştirilir. İşlem genellikle damla anestezisiyle yapılır ve kısa sürer.

Ameliyat, görme günlük yaşamı etkileyecek düzeye geldiğinde gündeme gelir; erken evrede gözlükle rahat gören kişilerde acele edilmesi gerekmez. Merceğin tamamen “olgunlaşmasını” beklemek de gerekli değildir. Doğru zamanlama, kişinin görme ihtiyacı ve muayene bulguları birlikte değerlendirilerek belirlenir.

Ameliyatta yerleştirilecek merceğin türü kişiye göre seçilir. Bu konuda göz içi mercek çeşitleri ve gözlük bağımlılığını azaltmayı hedefleyen premium akıllı lens seçenekleri değerlendirilebilir. Ayrıntılı bilgi ve değerlendirme için katarakt tedavi birimimizi inceleyebilirsiniz.

Katarakt ameliyatı öncesi ve sonrası ne beklenir?

Ameliyat öncesinde ayrıntılı bir göz muayenesi yapılır ve göze yerleştirilecek merceğin gücünü belirlemek için biyometri ölçümleri alınır. Hekim, kişinin genel sağlık durumunu ve kullandığı ilaçları değerlendirir. Bu hazırlık, ameliyat sonrası en uygun görme sonucunun elde edilmesi açısından önemlidir.

Ameliyat sonrasında gözün korunması için genellikle özel bir gözlük ya da koruyucu kullanılır. Korneada ödem gelişmezse, çoğu kişi 1-2 gün içinde belirgin biçimde daha net görmeye başlar. Bu dönemde hekimin önerdiği antibiyotikli ve iltihabı azaltan damlalar ile suni gözyaşı düzenli kullanılmalıdır. İlk günlerde gözü ovuşturmamak, gözü su, sabun ve tozdan korumak ve ağır fiziksel zorlanmadan kaçınmak gerekir. Ameliyatlı göz genellikle işlemin ertesi günü, birinci ay ve üçüncü ayda kontrol edilir; bu kontroller iyileşmenin planlandığı gibi ilerlediğini görmek için önemlidir.

Kataraktı geciktirmenin riski ve korunma yolları

Katarakt ameliyatı için aşırı beklemenin bazı sakıncaları olabilir. Çok ilerlemiş kataraktta mercek sertleşir ve bu durum ameliyatı teknik olarak güçleştirebilir. Ayrıca ileri evrede bekleyen katarakt, göz içi basıncı gibi başka sorunlara zemin hazırlayabilir. Bu nedenle görme belirgin biçimde etkilenmişse, tedaviyi hekimin önerdiği zamanda yaptırmak önemlidir.

Kataraktı tümüyle önlemek mümkün olmasa da, bazı önlemler gelişimini yavaşlatmaya yardımcı olabilir. Güneş ışığından korunmak için ultraviyole (UV) filtreli güneş gözlüğü kullanmak, sigarayı bırakmak, diyabeti olan kişilerde kan şekerini kontrol altında tutmak ve dengeli beslenmek bu önlemler arasındadır. Düzenli göz muayenesi ise kataraktın zamanında saptanmasını ve doğru zamanda tedavi edilmesini sağlar.

Sık Sorulan Sorular

Katarakt ilaçla veya damlayla geçer mi?

Hayır. Katarakt bir kez geliştiğinde ilaç, damla, vitamin ya da gözlükle geriye döndürülemez. Bunlar yalnızca erken dönemde yaşam kalitesini bir süre destekleyebilir. Kataraktın bilinen tek kalıcı tedavisi, bulanıklaşan merceğin cerrahiyle çıkarılıp yerine yapay mercek yerleştirilmesidir. Ameliyat zamanlaması hekimle birlikte belirlenir.

Katarakt ameliyatı ne zaman yapılmalı?

Katarakt ameliyatı için merceğin tamamen olgunlaşmasını beklemek gerekmez. Ameliyat, bulanık görme okuma, televizyon ya da araç kullanma gibi günlük işleri zorlaştırmaya başladığında gündeme gelir. Gözlükle rahat gören kişilerde acele edilmez. Çok geciktirilen kataraktta ise merceğin sertleşmesi ameliyatı güçleştirebilir; doğru zamanı hekim belirler.

Katarakt ameliyattan sonra tekrarlar mı?

Çıkarılan mercek yerine konan yapay mercekte katarakt yeniden oluşmaz. Ancak zamanla merceğin arkasındaki ince zar bulanıklaşarak görmede azalmaya yol açabilir; buna arka kapsül bulanıklaşması denir ve kataraktın geri gelmesi değildir. Ağrısız, kısa süren bir lazer işlemiyle (YAG) giderilir ve yeni bir ameliyat gerektirmez.

Katarakt kimlerde görülür?

Katarakt en sık ileri yaşta, yaşlanmaya bağlı olarak görülür. Bunun yanında doğuştan olabilir; göz travması, uzun süreli kortizon gibi ilaç kullanımı, diyabet, yoğun güneş ışığı ve sigara da katarakt riskini artırır. Bu nedenle her yaşta ortaya çıkabilir; ancak yaşa bağlı tip en yaygın olanıdır.

İki göz aynı anda mı ameliyat edilir?

Katarakt genellikle her iki gözde bulunsa da, ameliyatlar çoğunlukla farklı günlerde, önce bir göz sonra diğeri olacak şekilde planlanır. İlk gözün iyileşmesi izlenerek ikinci göze geçilir. Bu yaklaşım hem güvenlik hem de sonuçların değerlendirilmesi açısından tercih edilir. Uygulama biçimini hekim, kişinin durumuna göre belirler.

Katarakt körlüğe yol açar mı?

Tedavi edilmeyen katarakt ilerleyerek görmeyi ciddi biçimde azaltabilir ve dünyada körlüğün başlıca nedenlerindendir. Ancak bu görme kaybı çoğu durumda geri kazanılabilir niteliktedir: cerrahiyle bulanık mercek çıkarılıp yapay mercek yerleştirildiğinde görme genellikle belirgin biçimde düzelir. Erken tanı ve uygun zamanlama önemlidir.

Göz Vakfı Yayın Kurulu tarafından hazırlanmıştır.

Sayfa içeriği sadece bilgilendirme amaçlıdır, tanı ve tedavi için mutlaka hekiminize başvurunuz.

Son Güncelleme Tarihi: