İçeriğe geç

Normal Bir Gözde Ani Görmeye Kaybı Yaşanabilir Mi?

Sağlıklı kişilerin normal ve sağlıklı gözlerinde de görme kaybı ve körlük yaşanabilir; ancak bu olasılık düşüktür. Ani görme kaybı, altta yatan nedene göre tek gözde ya da her iki gözde gelişebilir ve acil değerlendirme gerektirir. Bu yazıda ani görme kaybının nedenlerini, risk gruplarını, hangi durumlarda vakit kaybedilmemesi gerektiğini ve korunma yollarını bulacaksınız.

Ani görme kaybı nedir?

Ani görme kaybı, görmenin kısa süre içinde belirgin biçimde azalması ya da tamamen kaybolmasıdır. Bazı durumlarda görme alanının yalnızca bir bölümü etkilenir; kişi bir perde inmiş gibi tarif edebilir. Bazı durumlarda ise görme birkaç saniye ya da dakika içinde tümüyle kaybolur.

Bu tablonun en önemli özelliği, zamanla yarış gerektirmesidir. Ani görme kayıplarının çoğunda erken fark edilip tedavi edilmesi durumunda görmenin geri gelmesi sağlanabilir. Tedaviyle görme kaybı sınırlı kalabileceği gibi, uygun olgularda görme tamamen eski haline de getirilebilir. Bu nedenle ani görme değişikliği asla ertelenmemelidir.

Sağlıklı gözlerde ani görme kaybına yol açabilecek nedenler

Sağlıklı ve normal gözlerde ani görme kaybı yapabilecek başlıca nedenler şunlardır:

  • Göz içi kanamaları
  • Retina damar tıkanıklıkları
  • Retina yırtılmaları ve retina dekolmanı (retina ayrılması)
  • Travma ve kazalar sonucu göz bütünlüğünün bozulması
  • Lazer, ultraviyole ve güneşe bakmaya bağlı keskin görme merkezi yanıkları
  • Göz içine yabancı cisim girmesi
  • Göz enfeksiyonları
  • Beyin ve sinir sistemi hastalıkları
  • Stres ve kortizon kullanımına bağlı keskin görme merkezinde sıvı toplanması

Bu nedenlerin bir kısmı doğrudan göze ait sorunlardır; bir kısmı ise vücudun genel dolaşımı ya da sinir sistemiyle ilgilidir. Bu nedenle ani görme kaybının değerlendirilmesi, yalnızca gözün değil kişinin genel sağlık durumunun da gözden geçirilmesini gerektirir.

Ani görme kaybının başlıca dış nedenleri

Travma, darbe ve kazalar; geçirilen hastalıklar; ilaç yan etkileri ve vücuda alınan çeşitli toksik maddeler ani görme kaybı nedenlerinin başında gelir. Buna lazer, ultraviyole ve benzeri zararlı ışınlara maruz kalma da eklenir.

Özellikle güneş tutulması gibi durumlarda korunmasız biçimde güneşe bakmak, keskin görme merkezinde kalıcı hasara yol açabilir. Aynı şekilde koruyucu önlem alınmadan kullanılan lazer kaynakları da retinada geri dönüşü zor yanıklar oluşturabilir. Bu tür hasarlar çoğunlukla ağrısız geliştiği için kişi durumu ancak görmesi azaldığında fark eder.

İş kazaları ve göze yabancı cisim girmesi de önemli bir başlıktır. Delici göz yaralanmalarında görme kaybı ani ve belirgindir; bu durumda göze hiçbir müdahale yapılmadan, göz kapatılarak vakit kaybetmeden en yakın sağlık kuruluşuna başvurulmalıdır.

Kimler daha yüksek risk altındadır?

Çeşitli sistemik hastalığı olanlarda, bazı meslek gruplarında ve kalıtsal göz hastalığı bulunan kişilerde, gözleri tam gören ve sağlıklı olsa dahi ani görme kayıpları yaşanabilir. Başlıca risk grupları ve tipik tablolar şöyledir:

Risk grubuÖne çıkan risk
Diyabet hastalarıAni göz içi kanamaları
Yüksek tansiyon hastalarıRetina damar tıkanıklıkları
Ailesinde göz tansiyonu olanlarKısa sürede gelişen görme kayıpları
Yağ ve kolesterol yüksekliği olanlarDamar tıkanıklıkları
Alkol, tütün ve bazı madde kullananlarGörme sinirinde beslenme bozukluğuna bağlı kayıplar

Bu tablo, ani görme kaybının çoğu zaman genel sağlıkla iç içe olduğunu göstermektedir. Diyabetin göze etkileri hakkında ayrıntılı bilgi için diyabetik retinopati içeriğimize, göz tansiyonunun sinsi seyri için göz tansiyonu (glokom) içeriğimize bakabilirsiniz.

Ani görme kaybında ne yapılmalı?

Ani görme kaybı, aksi kanıtlanana kadar acil kabul edilmelidir. Aşağıdaki durumlarda vakit kaybetmeden bir göz hekimine ya da acil servise başvurulmalıdır:

  • Görmenin aniden azalması ya da kaybolması
  • Görme alanında perde inmesi hissi
  • Ani başlayan yoğun uçuşmalar ve ışık çakmaları
  • Görme kaybına şiddetli göz ve baş ağrısı, bulantı eşlik etmesi
  • Göze darbe alınması ya da yabancı cisim girmesi
  • Kimyasal madde teması

Beklemek, ani görme kaybında en sık yapılan hatadır. “Geçer” düşüncesiyle kaybedilen saatler, tedaviye yanıtı doğrudan etkiler. Özellikle damar tıkanıklıkları ve retina ayrılmalarında erken müdahale belirleyicidir.

Ani görme kaybından korunmak için neler yapılmalı?

Öncelikle diyabet, yüksek tansiyon, kalp ve dolaşım sistemi hastalığı olanların gözleri, sağlam olsa bile düzenli aralıklarla muayene edilmelidir. Bu kişilerin sistemik hastalıklarını kontrol altında tutmaları ve düzenli muayenelerini aksatmamaları büyük önem taşır. Retinayla ilgili değerlendirme için retina birimimizi inceleyebilirsiniz.

Gözlerinde gelişebilecek en ufak bir değişiklikte bile, zaman kaybetmeden neler yapmaları ve nereye başvurmaları gerektiği bu hastalara açıkça anlatılmalıdır. Bu bilgilendirme, erken başvurunun en etkili yoludur.

Ailesinde kalıtsal göz hastalığı bulunanlar ise hekimlerinin uygun gördüğü aralıklarla düzenli göz muayenelerini yaptırmalıdır. Ayrıca güneşe korunmasız bakmaktan kaçınmak, riskli işlerde koruyucu gözlük kullanmak ve sigara ile aşırı alkol tüketiminden uzak durmak koruyucu etkiye sahiptir.

Ani görme kaybının başlıca göz içi nedenleri

Ani görme kaybına yol açan göz içi nedenler, çoğunlukla retina ve görme siniriyle ilgilidir. Bu tabloların ortak özelliği hızlı gelişmeleri ve erken müdahale gerektirmeleridir.

Retina damar tıkanıklıklarında, retinayı besleyen bir damarın tıkanması sonucu görme aniden ve ağrısız biçimde azalır. Tıkanan damarın büyüklüğüne göre kayıp görme alanının bir bölümünü ya da tamamını etkileyebilir. Bu tablo, vücuttaki genel damar sağlığıyla yakından ilişkilidir.

Retina ayrılmasında ise retina, bulunduğu tabakadan ayrılır. Öncesinde ışık çakmaları ve ani başlayan yoğun uçuşmalar görülebilir; ardından görme alanında perde inmesi hissi ortaya çıkar. Ağrısız olması nedeniyle sıklıkla geciktirilir; oysa erken müdahale sonucu doğrudan belirler.

Göz içi kanamalarında kanın görme eksenini kapatması nedeniyle görme aniden bulanıklaşır; kişi yoğun uçuşmalar ve gölgeler tarif eder. Görme sinirinin iltihaplanmasında ise görme kaybına göz hareketleriyle artan ağrı eşlik edebilir.

Ani görme kaybında ilk yardım: ne yapılmalı, ne yapılmamalı?

Ani görme kaybında yapılacak ilk şey, vakit kaybetmeden sağlık kuruluşuna başvurmaktır. Bunun yanında bazı temel kurallar vardır.

Göze kimyasal madde sıçraması durumunda göz, bol ve temiz suyla en az birkaç dakika boyunca yıkanmalı, ardından hemen hekime başvurulmalıdır. Yıkama işlemi geciktirilmemelidir; ilk dakikalar sonucu belirler.

Delici yaralanmalarda ise göze kesinlikle dokunulmamalı, batan cisim çıkarılmaya çalışılmamalı ve göz basılmadan hafifçe kapatılarak en yakın sağlık kuruluşuna gidilmelidir. Göze bası uygulamak, göz içi yapıların zarar görmesine yol açabilir.

Yapılmaması gerekenler ise şunlardır: gözü ovuşturmak, evde bulunan damlaları kullanmak, gözü çay ya da benzeri maddelerle yıkamak ve “geçer” düşüncesiyle beklemek. Bu davranışlar hem tabloyu ağırlaştırabilir hem de tedavi için kritik olan zamanı kaybettirir.

Geçici görme kayıpları da önemli midir?

Bazı kişilerde görme kaybı birkaç saniye ya da dakika sürüp kendiliğinden düzelir. Bu durum çoğu zaman önemsenmez; oysa geçici görme kayıpları da ciddi bir uyarı işareti olabilir.

Kısa süreli görme kaybı, göz ya da beyni besleyen damarlarda geçici bir dolaşım sorununa işaret edebilir. Bu tablo, ilerleyen dönemde kalıcı bir kaybın habercisi olabileceğinden, geçmiş olsa dahi mutlaka değerlendirilmelidir.

Bu nedenle “gözüm karardı ama geçti” şeklinde tarif edilen durumlar hafife alınmamalıdır. Özellikle diyabet, yüksek tansiyon ve kolesterol yüksekliği olan kişilerde bu şikâyet ayrıntılı biçimde araştırılmalıdır.

Ani görme kaybında tanı süreci

Ani görme kaybıyla başvuran kişide tanı süreci hızlı ve sistemli biçimde yürütülür. Öncelikle görme keskinliği ölçülür ve kaybın derecesi belirlenir; görme alanının hangi bölümünün etkilendiği sorgulanır.

Ardından göz basıncı ölçülür ve gözün ön bölümü incelenir. Gözbebeği büyütülerek göz dibi ayrıntılı biçimde değerlendirilir; retina, damarlar ve görme siniri incelenir. Bu aşamada retina ayrılması, damar tıkanıklığı ya da kanama gibi tablolar ortaya çıkar.

Gerektiğinde retinanın katmanlarını gösteren görüntüleme yöntemleri ve damar yapısını değerlendiren incelemeler istenir. Nedenin gözde bulunamadığı durumlarda, sinir sistemi ve dolaşımla ilgili değerlendirme için farklı branşlardan görüş alınır. Kişinin diyabet, tansiyon ve kolesterol gibi bilinen hastalıkları bu süreçte önemli ipuçları sağlar.

Ani görme kaybı ve sistemik hastalıklar

Ani görme kaybının önemli bir bölümü, aslında vücuttaki genel damar ve dolaşım sağlığıyla ilgilidir. Bu nedenle göz, sistemik hastalıkların erken bulgularının görülebildiği bir organdır.

Diyabette damar duvarları zamanla zarar görür; bu da göz içi kanamalarına zemin hazırlar. Yüksek tansiyonda retina damarlarında tıkanma riski artar. Kolesterol yüksekliği damar tıkanıklıklarına katkıda bulunur. Bu tablolar çoğu zaman uyarı vermeden, aniden ortaya çıkar.

Bu nedenle bu hastalıklara sahip kişilerde iki temel öneri vardır: sistemik hastalığın kontrol altında tutulması ve gözlerin sağlam olsa bile düzenli aralıklarla muayene edilmesi. Bu iki önlem, ani görme kaybı riskini azaltmanın en etkili yoludur.

Sık Sorulan Sorular

Ani görme kaybı geri döner mi?

Birçok olguda geri dönebilir. Ani görme kayıpları erken fark edilip tedavi edildiğinde görmenin geri gelmesi sağlanabilir; tedaviyle görme kaybı sınırlı kalabileceği gibi tamamen eski haline de dönebilir. Ancak bu sonuç büyük ölçüde ne kadar hızlı başvurulduğuna bağlıdır. Gecikme kalıcı kayıp riskini artırır.

Tek gözde ani görme kaybı neden olur?

Tek gözde ani görme kaybının başlıca nedenleri retina damar tıkanıklıkları, göz içi kanaması, retina ayrılması, göz içi iltihabı ve görme sinirini etkileyen durumlardır. Travma ve yabancı cisim de tek gözü etkiler. Bu tablolar acil değerlendirme gerektirir; diğer göz normal görüyor diye beklenmemelidir.

Ağrısız görme kaybı daha mı az tehlikelidir?

Hayır. Ani görme kayıplarının önemli bir bölümü tamamen ağrısızdır; retina damar tıkanıklıkları ve retina ayrılması bunun tipik örnekleridir. Ağrı olmaması tablonun hafif olduğu anlamına gelmez. Bu nedenle ağrı olsun olmasın, ani görme değişikliği acil kabul edilmelidir.

Uçuşmalar ve ışık çakmaları önemli midir?

Ani başlayan yoğun uçuşmalar, ışık çakmaları ve görme alanında perde hissi, retina yırtığı ya da ayrılmasının erken belirtileri olabilir. Bu bulgular ağrısızdır ve kolayca göz ardı edilebilir. Erken dönemde saptandığında tedavi çok daha başarılı olduğundan, bu şikâyetlerde vakit kaybetmeden hekime başvurulmalıdır.

Stres görme kaybı yapar mı?

Stres, keskin görme merkezinde sıvı toplanmasıyla giden bir tabloya zemin hazırlayabilir; bu durumda görmede azalma, eğri ve kırık görme ortaya çıkar. Kortizon kullanımı da benzer bir etki gösterebilir. Şikâyetler bazen kendiliğinden düzelse de, düzelmeyen ya da ilerleyen olgularda tedavi gerekir; bu nedenle değerlendirme şarttır.

Göz Vakfı Yayın Kurulu tarafından hazırlanmıştır.

Sayfa içeriği sadece bilgilendirme amaçlıdır, tanı ve tedavi için mutlaka hekiminize başvurunuz.

Son Güncelleme Tarihi: