İçeriğe geç

Bebeklerde Göz Muayenesinin Önemi

Ülkemizde bebek ve çocukların göz sağlığı konusunda ailelerin yaptığı en temel hata, çocuğun şikâyetini söyleyecek yaşa gelmesini beklemektir. Oysa bebeklik döneminde fark edilmeyen birçok göz sorunu, ilerleyen yıllarda kalıcı görme kaybına yol açabilir. Bu yazıda bebeklerde göz muayenesinin neden önemli olduğunu, ne zaman yapılması gerektiğini, muayenede nelerin değerlendirildiğini ve ailelerin dikkat etmesi gereken belirtileri bulacaksınız.

Bebeklerde göz muayenesi neden önemlidir?

Gelişmiş ülkelerde bebek ve çocuk göz muayenesi, genel sağlık politikası olarak tıpkı çocukluk çağı aşıları gibi sistemli ve düzenli biçimde yapılmakta, belirli dönemlerde tekrarlanmaktadır. Bu yaklaşımın amacı, henüz belirti vermeyen sorunları görme gelişimi tamamlanmadan yakalamaktır.

Bu sistemle yalnızca göz tembelliğine yol açan görme kusurları değil; yetişkin hastalığı sanılan ancak bebeklik ve çocukluk çağında da görülebilen, gecikildiğinde ağır hasar bırakan durumlar da saptanabilir. Doğumsal göz tansiyonu, doğumsal katarakt, retinayla ilgili hastalıklar ve çocukluk çağı göz tümörleri bunların başında gelir. Bu tablolarda erken tedavi çok daha başarılı, kimi zaman hayat kurtarıcı olabilir.

Göz muayenesinin bir başka değeri, bazen gözle sınırlı olmayan hastalıkların ilk işaretini vermesidir. Belirgin bir eklem şikâyeti olmadığı halde rutin göz muayenesinde saptanan bulgular nedeniyle ileri değerlendirmeye yönlendirilen ve romatizmal hastalık tanısı alarak tedaviye başlanan çocuklar bulunmaktadır. Bu nedenle göz muayenesi, çocuğun genel sağlık takibinin bir parçası olarak görülmelidir.

Bebeklerde göz muayenesi ne zaman yapılmalı?

Bebeklerde ve çocuklarda göz muayenesi tek seferlik değildir; belirli dönemlerde tekrarlanması gerekir. Önerilen takvim genel olarak şöyledir:

DönemNe zaman
YenidoğanDoğumdan sonra temel göz kontrolü (kırmızı refle)
Bebeklikİlk kapsamlı muayene en geç 6 aylıkken
Risk grubuAilede göz hastalığı öyküsü veya erken doğum varsa 1 yaşından önce
RutinŞikâyet olmasa da en geç 2 yaşında
Okul öncesi3-4 yaş ve ilkokula başlarken tekrar

Bu dönem kaçırıldıysa, ilk muayene en geç 2 yaşına kadar tamamlanmalı ve okul öncesi dönemde tekrarlanmalıdır. Burada önemli bir ayrım vardır: yapılması gereken göz taraması değil, göz muayenesidir. Gözbebeğini büyüten damlalarla yapılan ölçümlerle hem göz yapılarının hem de göz numaralarının yaşına uygun olup olmadığı saptanmalıdır.

Ailede göz tembelliği, şaşılık ya da yüksek göz numarası öyküsü bulunan bebeklerin daha erken, 1 yaşından önce değerlendirilmesi önerilir. Yaşa göre ayrıntılı muayene takvimi için çocukta göz muayenesi yazımıza bakabilirsiniz.

Göz bozuklukları kalıtsal mıdır?

Göz bozuklukları büyük ölçüde genetik kökenlidir. Ancak burada sık yapılan bir yanılgı vardır: anne babada bozukluk olmaması, çocukta göz bozukluğu olmayacağı anlamına gelmez. Ailede öykü bulunmadığı halde belirgin göz kusuru olan çok sayıda çocuk vardır.

Bu durumun önemi, sayılarla daha net anlaşılır. Okul öncesi çocuklarda göz bozukluğu sıklığının yaklaşık dörtte bir olduğu, toplumda görme tembelliğinin yüzde 3-4 oranında görüldüğü bildirilmektedir. İlk birkaç yıl tembellik gelişimi açısından kritik önemdedir; erken dönemde tedaviye yanıt çok daha iyidir, buna karşılık 7 yaşından sonra tedaviye yanıt belirgin biçimde azalır. Bu tablo, erken ve düzenli muayenenin neden bu kadar önemli olduğunu ortaya koyar.

Bebeklik ve çocuklukta sık görülen görme kusurları

Çocuklarda görülen kırma kusurları, erişkinlerden farklı seyredebilir. En sık karşılaşılanlar şunlardır:

Miyopi, uzağı iyi görememektir. Miyop çocuklar yakını iyi gördükleri için çoğu kez bozukluklarının farkına varmaz; herkesin uzağı bu şekilde gördüğünü düşünürler. Bu konuda ayrıntılı bilgi için çocuklarda miyopi yazımıza bakabilirsiniz.

Hipermetropi, miyopinin tam zıddı değildir. Çocuk uzakta zorlanır, ancak göz kaslarını kullanarak uzak görüntüyü kısmen netleştirebilir. Yakında ise daha fazla uyum yapması gerektiğinden, bir süre sonra özellikle uzun okumalarda görüntü bulanıklaşmaya başlar. Ek olarak bu netleme çabası bazen yakında içe kaymalara yol açar. Ayrıntılar için hipermetropi içeriğimizi inceleyebilirsiniz.

Bu kusurlar düzeltilmediğinde göz tembelliği ve şaşılık gelişebilir. Her ikisi de erken dönemde tedaviye çok daha iyi yanıt verir.

Çocuklarda gözlük kullanımı hakkında bilinmesi gerekenler

Gözlükle ilgili yaygın yanlış inanışlar, çocukların tedavisini aksatan en önemli etkenlerden biridir. Gözlük takmak numarayı değiştirmez; ne artırır ne de azaltır. Yaptığı tek şey iyi görmemizi sağlamaktır.

Gözlük düzenli ve sürekli takılmalıdır. Arada gözlüğü çıkarıp gözü dinlendirmek diye bir yöntem yoktur; tersine, gözü gözlük dinlendirir. Doğru numaralı bir gözlük, gözün sürekli odaklama çabasını ortadan kaldırarak yorgunluğu azaltır. Çocuklarda gözlüğün düzensiz kullanılması, hem net görmeyi engeller hem de göz tembelliği riskini artırır.

Aileleri uyarması gereken belirtiler

Aşağıdaki durumları fark eden ailelerin, çocuklarını göz muayenesine getirmesi önerilir:

  • Gözbebeklerinden birinin beyaz görünmesi
  • Gözbebeklerinin şekil ya da büyüklük olarak birbirinden farklı olması
  • Göz kapaklarından birinin gözbebeğini ciddi ölçüde kapatacak kadar düşük olması
  • Gözlerde titreme (nistagmus) bulunması
  • Bebeğin gözlerinin normalden iri olması, ışıktan çok rahatsız olması ve sulanması
  • Bebeklerde 6 aydan sonra da göz kaymasının devam etmesi
  • Büyük çocuklarda yorgunken, uykusu geldiğinde ya da yakına bakarken göz kayması
  • Güneşte bir gözünü kapatması
  • Yaşına uygun göz teması kurmaması, oyuncaklarına ilgi göstermemesi
  • Uzaktan seçemediği için televizyona çok yaklaşarak bakmak istemesi
  • Sık göz kırpması, gözlerini çok fazla ovuşturması, başını bir yöne eğik tutması
  • Okurken yazıların karıştığını söylemesi, çabuk yorulması, okumak istememesi
  • Satır atlaması, parmağıyla sürmeden satırı takip edememesi
  • Üç boyutlu görüntüleri algılayamaması

Bunlardan özellikle gözbebeğinin beyaz görünmesi, vakit kaybetmeden değerlendirilmesi gereken bir bulgudur. Ayrıca bebeklerde sürekli sulanma ve çapaklanma, doğumsal gözyaşı kanalı tıkanıklığı açısından değerlendirilmelidir.

Muayeneye hazırlık: aileler ne yapabilir?

Ailenin çocuğu muayeneye konuşarak hazırlaması, sürecin daha rahat geçmesini sağlar. Muayenenin ağrısız olduğu, yalnızca gözlere bakılacağı çocuğa sade bir dille anlatılabilir.

Mümkünse evde küçük bir hazırlık yapmak yararlıdır: kâğıda E harfi çizerek çizgilerin yönünü eliyle göstermesini oyun biçiminde öğretmek, muayenede görme keskinliğinin ölçülmesini kolaylaştırır. Muayene öncesinde çocuğun dinlenmiş ve tok olması da işbirliğini artırır. Tanı ve takip için şaşılık ve çocuk göz sağlığı birimimizi inceleyebilirsiniz.

Özetle, her çocuğun ilk kapsamlı göz muayenesini en geç 6 aylıkken, en geç ise 2 yaşına kadar mutlaka yaptıralım; 4. yaşta ve okula başlarken hiçbir şikâyet olmasa da muayeneyi tekrarlayarak çocuklarımızın geleceğe net ve aydınlık bakmasını sağlayalım.

Bebeklerde göz muayenesinde neler değerlendirilir?

Bebek göz muayenesi, çocuğun konuşmasını ya da harfleri tanımasını gerektirmez. Yaşa uygun yöntemlerle, gözün hem yapısı hem de işlevi ayrıntılı biçimde değerlendirilir.

Muayenenin ilk basamağı kırmızı refledir. Gözbebeğinden yansıyan ışığın normal olup olmadığına bakılır; bu basit inceleme doğumsal katarakt, retina hastalıkları ve göz içi tümörleri açısından uyarıcı olabilir. Ardından gözlerin hizası ve göz hareketleri incelenerek şaşılık araştırılır.

Gözbebeğini büyüten damlalar uygulandıktan sonra gözün kırma kusuru ölçülür ve göz dibi incelenir. Bu aşamada retina, görme siniri ve göz içi yapıları değerlendirilir. Bebeğin görme düzeyi ise ışığa ve nesnelere verdiği tepkiler, bakışını sabitleyip takip edebilmesi gibi yaşa uygun yöntemlerle ölçülür. Tüm bu değerlendirmeler ağrısızdır.

Bebeklerde erken tanıyla önlenebilen sorunlar

Bebeklik döneminde yapılan muayenenin en büyük değeri, gecikildiğinde kalıcı hale gelen sorunları erken yakalamasıdır.

Doğumsal katarakt bunun en tipik örneğidir; göz merceğindeki bulanıklık ışığın retinaya ulaşmasını engeller ve görme gelişimini durdurur. Erken dönemde tedavi edilmezse kalıcı görme kaybı gelişir. Doğumsal göz tansiyonu da benzer biçimde acil sayılır; gözde büyüme, aşırı sulanma ve ışıktan rahatsızlık uyarıcı bulgulardır.

Bunlara ek olarak, yüksek göz numarası ve şaşılık erken saptandığında göz tembelliği gelişmeden müdahale edilebilir. Nadir görülen ancak ciddi bir durum olan göz içi tümörleri ise çoğunlukla ilk belirtisini gözbebeğinde beyaz yansıma olarak verir; bu bulgu vakit kaybetmeden değerlendirilmelidir.

Erken doğan bebeklerde göz takibi

Erken doğan bebekler, göz sağlığı açısından özel bir gruptur. Bu bebeklerde retina damarlarının gelişimi doğum anında tamamlanmamış olabilir; bu nedenle retinayla ilgili sorunlar açısından belirli bir program dahilinde takip edilmeleri gerekir.

Erken doğum öyküsü olan bebeklerde ayrıca kırma kusurları, şaşılık ve göz tembelliği daha sık görülür. Bu nedenle bu bebeklerde ilk muayenenin ve sonraki kontrollerin, hekimin belirlediği takvime göre ve aksatılmadan yapılması büyük önem taşır.

Ailelerin bu konuda bilgilendirilmesi ve takip randevularının önemini kavraması, erken doğan bebeklerin göz sağlığının korunmasında belirleyici rol oynar.

Bebeklerde göz sağlığı için ailelere pratik öneriler

Bebeklerin göz sağlığını korumak için ailelerin günlük yaşamda dikkat edebileceği bazı noktalar vardır.

Bebeğin gözlerine doğrudan güçlü ışık tutulmaması, güneşe korunmasız çıkarılmaması ve göz çevresinin temiz tutulması temel önlemlerdir. Bebeğin gözlerinde sürekli çapaklanma varsa, temizlik steril malzemeyle ve her göz için ayrı yapılmalıdır.

Bebeklerin oyuncakları seçilirken sivri uçlu ve göze zarar verebilecek ürünlerden kaçınılmalıdır; göz yaralanmaları bu yaş grubunda ciddi sonuçlar doğurabilir. Ayrıca ekranla temasın bu dönemde sınırlı tutulması, hem göz sağlığı hem de genel gelişim açısından önerilir.

En önemli öneri ise takvimle ilgilidir: bebeğin göz muayenesi, tıpkı aşı takvimi gibi planlanmalı ve şikâyet beklenmeden yaptırılmalıdır. Ailenin bu konudaki farkındalığı, çocuğun görme geleceğini doğrudan belirler.

Bebeklerde göz muayenesi ile ilgili yanlış inanışlar

Bebeklerin göz muayenesiyle ilgili yaygın bazı yanlış inanışlar, muayenenin gecikmesine yol açar.

Bunların başında “bebek küçük, muayene edilemez” düşüncesi gelir. Oysa bebek göz muayenesi yaşa uygun yöntemlerle yapılır ve çocuğun konuşması gerekmez. Bir diğer yanlış inanış, “gözleri güzel görünüyor, sorun yoktur” yaklaşımıdır; oysa en ciddi sorunların çoğu dışarıdan bakıldığında hiçbir belirti vermez.

“Ailede göz bozukluğu yok, gerek yok” düşüncesi de sık karşılaşılan bir hatadır; göz bozuklukları genetik kökenli olsa da ailede öykü bulunmadan da ortaya çıkabilir. Son olarak “şikâyeti olursa götürürüz” yaklaşımı, bebeklik döneminde en riskli tutumdur; çünkü bebek şikâyetini ifade edemez ve görme gelişiminin kritik dönemi kaçırılabilir.

Sık Sorulan Sorular

Bebeğim küçük, göz muayenesi yapılabilir mi?

Evet. Bebeklerde göz muayenesi, yaşa uygun yöntemlerle ve ağrısız biçimde yapılır. Çocuğun konuşabilmesi ya da harfleri tanıması gerekmez; görme, ışık refleksi, gözlerin hizası ve göz yapıları özel yöntemlerle değerlendirilir. Gözbebeğini büyüten damlalarla göz numarası ölçülebilir. Bu nedenle küçük yaş, muayene için engel değildir.

Şikâyeti olmayan bebeği göz doktoruna götürmek gerekir mi?

Evet. Bebekler ve küçük çocuklar görme sorunlarını fark edip anlatamaz; en tehlikeli durumlar da çoğu zaman belirti vermez. Doğumsal katarakt, doğumsal göz tansiyonu ve göz tembelliği bunun tipik örnekleridir. Bu nedenle hiçbir şikâyet olmasa da önerilen dönemlerde muayene yapılmalıdır.

Göz taraması ile göz muayenesi arasındaki fark nedir?

Göz taraması, olası bir sorunu işaret edebilen hızlı bir ön değerlendirmedir ve tanı koymaz. Göz muayenesi ise gözbebeğini büyüten damlalarla yapılan, göz numarasını ve göz yapılarını ayrıntılı biçimde inceleyen tam bir değerlendirmedir. Taramadan geçen bir çocuğun bile önerilen dönemlerde kapsamlı muayeneye ihtiyacı vardır.

Ailemizde göz bozukluğu yok, yine de muayene gerekli mi?

Evet. Göz bozuklukları büyük ölçüde genetik kökenli olsa da, anne babada bozukluk olmaması çocukta olmayacağı anlamına gelmez. Okul öncesi çocuklarda göz bozukluğu sıklığının yaklaşık dörtte bir olduğu bildirilmektedir. Bu nedenle ailede öykü olsun olmasın, önerilen muayene takvimine uyulmalıdır.

Damlalı muayene bebeğe zarar verir mi?

Gözbebeğini büyüten damlalar, çocuk göz muayenesinin standart ve gerekli bir parçasıdır. Etkileri geçicidir; birkaç saat boyunca yakın görmede bulanıklık ve ışığa hassasiyet yapabilir, ardından kendiliğinden geçer. Bu damlalar sayesinde göz numarası doğru ölçülür ve göz dibi ayrıntılı incelenebilir.

Göz Vakfı Yayın Kurulu tarafından hazırlanmıştır.

Sayfa içeriği sadece bilgilendirme amaçlıdır, tanı ve tedavi için mutlaka hekiminize başvurunuz.

Son Güncelleme Tarihi: