Kornea nakli (keratoplasti), saydamlığını ya da düzgün yapısını kaybetmiş korneanın tamamının veya yalnızca hasarlı katmanının, bağışlanan sağlıklı kornea dokusuyla değiştirildiği göz ameliyatıdır. Kornea, gözün en önünde yer alan saydam tabakadır. Bulanıklaştığında, inceldiğinde ya da şekli bozulduğunda gözlük veya lensle düzeltilemeyen bir görme kaybı ortaya çıkabilir.
Kornea nakli, dünyada en sık uygulanan doku nakillerinden biridir. JAMA Ophthalmology dergisinde yayımlanan küresel bir araştırmaya göre yalnızca 2012 yılında 116 ülkede 184.576 kornea nakli yapılmıştır. Yine de nakil her kornea hastalığında ilk seçenek değildir; çoğu durumda önce ilaç, özel lens veya diğer tedaviler değerlendirilir.
Kornea nakli nedir?
Kornea nakli, hastalıklı kornea dokusunun çıkarılıp yerine göz bankasından sağlanan sağlıklı donör dokusunun yerleştirilmesidir. Saat camına benzeyen kornea, ortasında yaklaşık yarım milimetre kalınlığındadır. Gözün odaklama gücünün yaklaşık üçte ikisini tek başına üstlenir.
Kornea dışarıdan içeriye doğru beş katmandan oluşur: epitel, Bowman tabakası, stroma, Descemet zarı ve endotel. En içteki endotel tabakası, korneadaki fazla sıvıyı dışarı atarak dokunun saydam kalmasını sağlar. Hangi katmanın hastalandığı, uygulanacak nakil türünü de belirler.
Kornea naklinde uzun yıllar boyunca neredeyse her zaman korneanın tüm katmanları değiştirildi. Bugün ise mümkün olan durumlarda yalnızca hastalıklı katman değiştiriliyor. Bu yaklaşım, hastanın kendi sağlıklı dokusunu korur ve iyileşme sürecini kısaltabilir.
Kornea nakli kimlere yapılır?
Kornea nakli, korneadaki hasar görmeyi belirgin biçimde azalttığında ve diğer tedavi seçenekleri yeterli olmadığında değerlendirilir. Kararı; hastalığın türüne, görme düzeyine, gözün genel sağlığına ve hastanın günlük ihtiyaçlarına bakarak hekim verir.
Kornea naklinin başlıca nedenleri şunlardır:
- Keratokonus: Korneanın incelip koni biçiminde öne doğru sivrildiği hastalıktır. Çoğu hastada gözlük, özel kontakt lensler veya korneal çapraz bağlama yeterli olur; nakil ileri evrelerde gündeme gelir.
- Fuchs endotel distrofisi: Korneanın iç yüzeyindeki endotel hücrelerinin zamanla azaldığı kalıtsal bir hastalıktır. Kornea sıvı tutarak şişer ve bulanıklaşır.
- Enfeksiyon ve yaralanma sonrası iz: Mikrobik keratit, herpes enfeksiyonu veya göze alınan darbe sonrasında kalan yara izi (skar), korneanın saydamlığını bozabilir.
- Ameliyat sonrası kornea ödemi: Geçirilmiş göz ameliyatlarından sonra endotel hücreleri zarar gördüyse kornea kalıcı olarak şişebilir.
- Önceki naklin başarısız olması: Daha önce nakledilen doku saydamlığını yitirirse nakil tekrarlanabilir.
Aynı küresel araştırmaya göre kornea naklinin en sık üç nedeni Fuchs endotel distrofisi (%39), keratokonus (%27) ve enfeksiyöz keratit sonrası gelişen hasardır (%20). Keratokonus çoğunlukla ergenlik ve genç erişkinlik döneminde başlar. Hastalığın erken evrelerinde nakle gerek kalmadan uygulanan tedaviler için keratokonusun belirtileri ve evreleri yazımıza bakabilirsiniz.
Korneayı etkileyen hastalıkların tanı ve tedavi süreci hakkında kornea hastalıkları sayfamızdan bilgi alabilirsiniz.
Kornea nakli türleri nelerdir?
Kornea nakli, korneanın hangi katmanının değiştirildiğine göre tam kat ve kısmi kat nakil olmak üzere ikiye ayrılır. Kısmi kat nakillerde yalnızca hastalıklı bölüm değiştirilir. Tam kat nakilde ise korneanın merkez bölümü bütünüyle yenilenir.
| Nakil türü | Değiştirilen bölüm | Sık kullanıldığı durumlar |
|---|---|---|
| Tam kat kornea nakli (penetran keratoplasti) | Korneanın merkezindeki tüm katmanlar | Tüm katmanları etkileyen yara izleri, ileri keratokonus, tekrarlanan nakiller |
| Derin ön lameller keratoplasti (DALK) | Ön ve orta katmanlar; hastanın kendi endoteli korunur | Keratokonus, endoteli sağlam olan kornea yara izleri |
| DSAEK | Endotel, Descemet zarı ve ince bir stroma tabakası | Fuchs distrofisi, ameliyat sonrası kornea ödemi |
| DMEK | Yalnızca endotel ve Descemet zarı | Fuchs distrofisi, endotel yetmezliği |
Arka katmanları hedefleyen nakillere endotel nakli (endotelyal keratoplasti) da denir. Amerikan Göz Bankaları Birliği’nin verilerine göre Amerika Birleşik Devletleri’nde 2022 yılında yapılan endotel nakli sayısı (30.812), tam kat nakil sayısının (15.835) neredeyse iki katıdır. Bu tablonun bir nedeni, Fuchs distrofisinin nakil gerektiren en sık hastalıklardan biri olmasıdır.
Hangi tekniğin uygun olduğuna; hastalığın tuttuğu katmana, gözün diğer yapılarına ve hekimin değerlendirmesine göre karar verilir. Her hastada uygulanabilecek tek bir doğru teknik yoktur.
Kornea nakli için doku nereden sağlanır?
Kornea naklinde kullanılan doku, hayatını kaybetmiş ve kornea bağışı yapılmış kişilerden göz bankaları aracılığıyla sağlanır. Bağışlanan doku, nakle uygun olup olmadığının anlaşılması için enfeksiyon taramalarından ve hücre sayımından geçirilir.
Kornea dokusuna duyulan ihtiyaç, bağışlanan doku miktarının çok üzerindedir. Aynı küresel araştırma, dünya nüfusunun yaklaşık %53’ünün kornea nakline erişimi olmadığını ve ihtiyaç duyulan her 70 kornea için yalnızca 1 kornea bulunabildiğini ortaya koymuştur. Sağlık Bakanlığı verilerine göre Ekim 2025 itibarıyla Türkiye’de kornea nakli bekleyen hasta sayısı 2.795’tir.
Kornea damar içermeyen bir doku olduğu için çoğu nakilde, böbrek veya karaciğer naklinde olduğu gibi kan grubu ya da doku uyumu araması yapılmaz. Bu özellik, uygun doku bulunduğunda nakil planlamasını kolaylaştırır.
Kornea nakli öncesinde hangi muayeneler yapılır?
Kornea nakli öncesinde gözün bütün yapıları ayrıntılı olarak değerlendirilir; amaç, naklin görmeyi gerçekten iyileştirip iyileştirmeyeceğini önceden anlamaktır. Kornea sorunu çözülse bile retinada, göz sinirinde veya göz içi basınçta ayrı bir hastalık varsa beklenen görme kazancı sınırlı kalabilir.
Nakil öncesi değerlendirmede genellikle şu incelemeler yapılır:
- Biyomikroskop ile korneanın ve gözün ön bölümünün ayrıntılı muayenesi,
- Kornea kalınlığının ve yüzey şeklinin ölçülmesi (pakimetri ve kornea topografisi),
- Endotel hücre sayımı,
- Göz içi basıncının ölçülmesi,
- Retinanın ve göz sinirinin değerlendirilmesi.
Bu muayenelerin yanı sıra kullanılan ilaçlar, genel sağlık durumu ve daha önce geçirilmiş göz ameliyatları da sorgulanır. Göz içi basıncı yüksekse nakilden önce kontrol altına alınması gerekir. Göz içi basıncının neden önemli olduğunu göz tansiyonu (glokom) yazımızda bulabilirsiniz.
Kornea nakli ameliyatı nasıl yapılır?
Kornea nakli ameliyatı, gözün uyuşturulmasıyla ya da genel anestezi altında, ameliyathane koşullarında yapılır. Ameliyat süresi uygulanan tekniğe göre değişmekle birlikte genellikle bir ila iki saat arasındadır.
Tam kat naklinde korneanın merkezinden yuvarlak bir parça çıkarılır. Donör korneadan aynı boyutta hazırlanan doku bu boşluğa yerleştirilir ve saç telinden ince dikişlerle sabitlenir.
Endotel naklinde ise kornea bütünüyle açılmaz. Hastalıklı iç tabaka küçük bir kesiden alınır, ince donör dokusu göze yerleştirilir ve gözün içine verilen bir hava kabarcığıyla korneanın arka yüzüne tutturulur. Bu nedenle ameliyattan sonraki ilk saatlerde ya da günlerde hastanın belirli aralıklarla sırtüstü yatması istenir.
Ameliyat sırasında ağrı hissedilmez. Hastaların çoğu, ilk kontrolün ardından aynı gün ya da ertesi gün evine döner.
Kornea nakli sonrası iyileşme süreci nasıl ilerler?
Kornea nakli sonrası iyileşme, diğer birçok göz ameliyatına göre daha uzun ve aşamalı bir süreçtir; tam kat naklinde görmenin oturması bir yılı bulabilir. Endotel nakillerinde ise görme genellikle daha kısa sürede, birkaç hafta ile birkaç ay içinde toparlanır.
Hastaların en sık merak ettiği konu, görmenin ne zaman düzeleceğidir. İlk günlerde bulanık görme, hafif batma ve sulanma beklenen durumlardır. Görme; dikişlerin durumu ve korneanın şekli oturdukça adım adım netleşir.
| Dönem | Genellikle beklenenler |
|---|---|
| İlk hafta | Bulanık görme, batma ve sulanma; damlaların düzenli kullanımı ve ilk kontroller |
| İlk aylar | Görmede kademeli düzelme; kontrol aralıklarının açılması |
| 6–12 ay | Tam kat nakilde görmenin belirgin biçimde oturması; dikişlerin ayarlanmaya başlanması |
| 1 yıl ve sonrası | Dikişlerin hekim kontrolünde alınması; gerekirse gözlük veya lens düzenlemesi |
İyileşme döneminde dikkat edilmesi gereken başlıca noktalar şunlardır:
- Hekimin önerdiği damlaları, düzelme olsa bile kendi kararınızla bırakmamak. Nakil reddini önleyen damlalar aylarca, bazen daha uzun süre kullanılır.
- Göze bastırmamak, gözü ovuşturmamak ve uyurken göz koruyucusu kullanmak.
- İlk haftalarda tozlu ortamlardan, havuz ve deniz suyundan uzak durmak.
- Göze darbe alma riski olan sporlardan, hekim izin verene kadar kaçınmak.
- Kontrol randevularını aksatmamak.
Masa başı işlerine dönüş çoğu hastada birkaç hafta içinde mümkün olur; ağır fiziksel işler için daha uzun süre gerekebilir. Bu süreyi, nakil türüne ve iyileşmenin seyrine bakarak hekim belirler.
Kornea nakli reddi nedir, belirtileri nelerdir?
Nakil reddi, bağışıklık sisteminin nakledilen dokuyu yabancı olarak algılayıp ona karşı tepki göstermesidir. Kornea damarsız olduğu için ret, diğer organ nakillerine göre daha seyrek görülür; ancak ameliyattan aylar, hatta yıllar sonra bile ortaya çıkabilir.
Aşağıdaki belirtilerden biri fark edildiğinde gecikmeden göz hekimine başvurulmalıdır:
- Ameliyat olan gözde yeni ortaya çıkan ya da artan kızarıklık,
- Işığa karşı belirgin hassasiyet,
- Bir süredir iyi olan görmenin bulanıklaşması veya sislenmesi,
- Gözde ağrı ya da rahatsızlık hissi.
Bu dört belirtiyi akılda tutmak, nakil sonrası takibin en önemli parçasıdır. Ret erken dönemde fark edilip tedaviye başlandığında çoğu zaman kontrol altına alınabilir. Gece ya da hafta sonu ortaya çıkan şikâyetlerde acil göz hizmetlerine başvurabilirsiniz.
Kornea naklinin riskleri nelerdir?
Kornea nakli genellikle iyi sonuç veren bir ameliyattır; ancak her cerrahi girişim gibi bazı riskler taşır. Bu risklerin büyük bölümü düzenli kontrollerle erken dönemde fark edilebilir.
- Nakil reddi: Yukarıda anlatılan belirtilerle kendini gösterir.
- Göz tansiyonu: Uzun süre kullanılan kortizonlu damlalar göz içi basıncını yükseltebilir.
- Astigmat: Dikişler ve korneanın iyileşme biçimi, korneada düzensiz bir eğrilik oluşturabilir.
- Katarakt: Uzun süreli kortizon kullanımı, göz merceğinin bulanıklaşmasını hızlandırabilir.
- Enfeksiyon: Seyrek görülmekle birlikte ciddi bir durumdur; ani ağrı, akıntı ve görmede azalmayla belirti verir.
- Doku ayrışması: Endotel naklinde yerleştirilen ince doku bazen yerinden ayrılabilir; çoğu zaman göze yeniden hava verilerek düzeltilir.
Nakil sonrasında gelişen astigmat, çoğu hastada gözlük ya da özel kontakt lensle düzeltilebilir. Astigmatın ne olduğunu ve nasıl düzeltildiğini astigmat (silindirik) yazımızda bulabilirsiniz. Kortizonun hızlandırabildiği mercek bulanıklığı için de kataraktın belirtileri ve nedenleri yazımıza göz atabilirsiniz.
Yapay kornea (keratoprotez) ne zaman düşünülür?
Yapay kornea (keratoprotez), donör dokusuyla yapılan nakillerin tekrar tekrar başarısız olduğu ya da başarı şansının çok düşük görüldüğü seçilmiş hastalarda düşünülen bir seçenektir. Bu yöntemde kornea yerine biyolojik olmayan, saydam bir yapı yerleştirilir.
Keratoprotez, ağır kimyasal yanıklar veya bazı bağışıklık sistemi hastalıkları gibi korneanın çok ağır hasar gördüğü durumlar için geliştirilmiştir. Ömür boyu yakın takip gerektirdiği için her hastaya uygun değildir; karar ileri değerlendirmenin ardından verilir.
Sık Sorulan Sorular
Kornea nakli ameliyatı, uygulanan tekniğe ve gözün durumuna göre genellikle bir ila iki saat sürer. Endotel nakilleri çoğu zaman daha kısa sürer. Hazırlık ve ameliyat sonrası gözlemle birlikte hastanede geçirilen süre daha uzun olabilir. Hastaların çoğu aynı gün ya da ertesi gün evine döner; ilk kontrol genellikle ameliyatın ertesi günü yapılır.
Kornea nakli sırasında göz uyuşturulduğu ya da genel anestezi uygulandığı için ağrı hissedilmez. Ameliyattan sonraki ilk günlerde batma, sulanma ve hafif sızı görülebilir; bu şikâyetler genellikle hekimin önerdiği ilaçlarla kontrol altına alınır. Şiddetli ya da giderek artan ağrı ise beklenen bir durum değildir; enfeksiyon veya basınç artışı açısından gecikmeden hekime bildirilmelidir.
Görmenin düzelme süresi nakil türüne göre değişir. Endotel nakillerinde görme çoğunlukla birkaç hafta ile birkaç ay içinde toparlanır. Tam kat naklinde ise görmenin oturması bir yılı, dikişlerin alınmasıyla birlikte daha uzun bir süreyi bulabilir. Bu dönemde gözlük numarası birkaç kez değişebilir; bu nedenle kalıcı gözlük, görme oturduktan sonra düzenlenir.
Başarılı bir kornea nakli uzun yıllar boyunca saydamlığını koruyabilir. Dayanma süresi; naklin nedenine, gözün genel sağlığına, nakil reddi gelişip gelişmemesine ve takiplere uyuma bağlıdır. Örneğin keratokonus için yapılan nakiller genellikle uzun ömürlüdür. Nakledilen doku zamanla saydamlığını yitirirse nakil tekrarlanabilir; bu nedenle nakil sonrası kontroller yıllarca sürdürülür.
Kornea naklinden sonra birçok hastada gözlük ya da kontakt lens ihtiyacı devam eder. Bunun en sık nedeni, iyileşme sürecinde korneada oluşan astigmattır. Gözlük numarası, dikişler alındıktan ve kornea şekli oturduktan sonra kesinleşir. Bazı hastalarda daha net görme için özel sert kontakt lensler önerilebilir; lens seçimi ve uyumu hekim kontrolünde yapılır.
Kornea damar içermeyen bir doku olduğundan çoğu nakilde kan grubu ya da doku uyumu araması yapılmaz. Bu, kornea naklini birçok organ naklinden ayıran önemli bir özelliktir. Bağışlanan doku ise enfeksiyon taramalarından ve hücre sayımından geçirilir. Dokunun nakle uygunluğuna, göz bankasının değerlendirmesi ve hastanın durumu birlikte gözetilerek hekim karar verir.
Evet. Nakledilen kornea saydamlığını yitirirse ya da ret nedeniyle işlevini kaybederse kornea nakli tekrarlanabilir. Ancak tekrarlanan nakillerde ret riski genellikle daha yüksektir. Bu nedenle ikinci naklin zamanlaması, yöntemi ve sonrasında kullanılacak ilaçlar hastanın durumuna göre özel olarak planlanır. Tekrarlanan başarısızlıklarda yapay kornea seçeneği de değerlendirilebilir.
Masa başı çalışanların çoğu, hekimin onayıyla birkaç hafta içinde işine dönebilir. Ağır kaldırma, tozlu ortam ya da göze darbe riski taşıyan işlerde bu süre daha uzun tutulur. İşe dönüş zamanını; nakil türüne, iyileşmenin seyrine ve kontrol muayenelerindeki bulgulara bakarak hekim belirler. Araç kullanmaya dönüş için de görme düzeyinin yeterli olması beklenir.